Her şey ormanda bulduğu ceset ile başlıyor onun için. Polisiyenin derin sularında yüzerken okuyucuyu farklı bir yolculuğa çıkarmayı başarıyor Buğra Gülsoy.Annesinin ölümü ile hayatı tepetaklak olan Adem için yaşam sıradan. Çünkü hissettiği ve kanıtlayamadığı nedenler kafasının içinde dönüp dolaşıyor. Biricik annesinin zorla yaptırılan aşılardan öldüğünü düşünüyor. Bunu da kanıtlayamadığı için herkes ona hurafe olarak bakmaya başlıyor. Hatta bu durum mesleğini de etkiliyor. Polis olan Adem'in cinayet bürosu...
Felsefenin insan yaşamındaki önemi yadsınamaz. Derin düşünceli bir alan olduğu için hayatın merkezindedir. Zihinsel olarak keşfetme eylemini felsefenin ince hatları ile seçimlerimize serpiştiriz. Bazen bilerek bazen de bilmeyerek yaparız bunu."Felsefe çakışmanın bizi doğal olarak götüreceği yer, önce kendimizi yönetebilmek ve kendimize liderlik yapmayı öğrenebilmektir. Kişinin başka birini yönetebilmesi için önce kendisini yönetebilmesine ihtiyacı vardır. Bu, doğrudan bilgelik ile temas etmektir."İşte hayatımızı etkileyen bu dalı dört...
Bu kitap için söyleyebileceğim en önemli şey imgelerin dünya üzerindeki olaylarla birlikte ahenkle dans etmesi olurdu. Sayfaları çevirirken şiirle yazılmış anılar okuyorum izlenimi yarattı bende. Bunun nedeni ise yazar (şairin) duyguları anlatırken imgelere danışmasıdır. Bende tadı damağımda kalan bir eser okudum.Bir Hikaye için yazarın Doktor Jivago eserinin habercisi olarak bakılıyor. Eseri henüz okumadığım için yorum yapamıyorum ancak yazarın dili beni mest etti. Özellikle bir olayı...
Çin kültürünün derin izleri mevcut bu kitapta. Bu kitaptaki şiirler Ernest Fenollosa'nın notlarından ve Profesör Mori ile Profesör Arıga'nın çözdüğü yazılardan oluşmaktadır. Ezra Pound bu yazıların üzerine kendi kaleminin gücünü göstererek bu şiirleri yayımlıyor.Cathay ise Avrupalıların eskiden Çin'e verdikleri addır. Kitabın ismi bile kendisini belli ediyor. Savaş zamanında yazılan türküler, mektuplar, şarkılar ve ağıtlar mevcut bu kitapta. Bir mısra ile bütün duyguların altıldığı imgeler karşılıyor sizleri."Hangi...
Kitapta anlatılan her olayın birilerinin yaşadığını bilerek okumak beni çok etkiledi. Zorlu hayat mücadelesinde ayakta kalmaya çalışan kişiler ile yapılan röportajları okurken sanki ben de o anda onların yanındaydım.Bu kitaptaki gerçek karakterler toplumun görmek istemediği ve dışladığı kişiler. Ancak bu dışlanma onların varlığını engelleyemiyor. Yolda yürürken, markete giderken veya toplu taşıma kullanırken bu kişilere rastlamanız mümkün. Sarsıcı hikayeleri okurken yaşananlar film şeridi gibi...
Küçük yuvarlak taşlar bir araya geldiğinde birbirlerine sımsıkı tutunabilirler mi? Her taşın kendine göre şekli ve boyutu mevcut. Taşlar bir araya geldiğinde muntazam bir manzara karşılar mı bizi? Taşlar da tıpkı insanlar gibi, hayatta yuvarlanıp kendi yollarını bulmaya çalıyorlar. Kimisi başarılı bir şekilde bir araya gelirken kimisi de parçalara ayrılıyor. Parçaya ayrıldıktan sonra eski halinden eser kalmıyor. Yaşanmışlıklar ile yeniden yollara düşüyorlar."İnsanla insanı...
Yaşadığı dönemin Rusyasına ışık tutan bir yazar Anton Çehov. Tiyatro oyunlarında her bir karakterin davranışlarını ilmek ilmek işleyerek kaleme aldığını düşünüyorum. Üç Kız Kardeş de bu eserlerden birisi.Uzun yıllardır bir taşra kasabasında yaşayan ve Moskova'ya gitme hayali kuran üç kız kardeşin etrafında gelişen olaylara takın oluyoruz. Dört perdelik olan oyunda, hüzün ve acı her sayfada kendisini belli ediyor. Bu acının kaynağı ise yaşamın gerçek anlamını...
Yaşadığınız hayattan memnun musunuz? Hayalini kurduğunuz olayların kaçı gerçekleşti? Gerçekleşmeyen hedeflerinizin nedenini sorguladınız mı? İşte bu kitapta gerçekleşmeyen hedeflerimizin nedenini daha iyi anlayacaksınız.Öncelikle bu kitabı sadece okumak için okumanızı istemem. Düşünerek ve kendi hayatınızı yeniden planlayarak okursanız kitaptan daha çok verim alacaksınız.Bilimsel olarak hayatımızı değiştirebileceğimiz ve istediğimiz yaşamı yaşayabileceğimiz kanıtlandı. Hatta etrafımızdaki yaşamları da etkileyebiliyoruz. Bu kitapa o kanıtların ne zaman ve nasıl meydana...
Mektuplardaki derin duyguları buram buram hissedeceğiniz bu eserde, Osmanlı Dönemi'nde yaşayan kadınların seslerini dinleyeceksiniz. Dinlediğiniz bu seslerde her kadının ekonomik olarak özgür olması gerektiğini en ince ayrıntısına kadar göstermek istiyor yazar. Eğer servetiniz ve eğitiminiz varsa evlilik mutlu olmak için yapılan, hayatın güzelliklerini eşiniz ve çocuklarınız ile tadabileceğiniz bir deneyimken, servetiniz olmadığında ise sizin sunulduğunuz, eğer beğenilirseniz evlenebileceğiniz ve size değer vermeyen eş ile yaşamak zorunda kalacağınız...
Ailesi ve kendi kimliği arasında savurup giden Yağız'ın hikayesi... Bir nevi kendini yeniden keşfetme ve hayattaki önceliklerini belirlemesine tanık olacağız bu kitapta. Özgürlük kelimesini her duyduğumuzda bunu herkes için isteriz, ancak konu kendi ailemiz veya sevdiklerimiz olunca bu kelime anlamını biraz yitirip başka düşünceleri çağrıştıyor. Bir kişiyi olduğu gibi kabul etme veya toplum normlarına göre davranması gerektiği düşüncesini Yağız'ın üzerinden derinlemesine anlatılması benim hoşuma gitti.Yağız herkesin...
Farklı bir anlatım karşıladı beni. Bu eser roman olarak belirtilse de bu türün içine girmiyor bence. Düşüncelerin dallanıp budaklanması gibi serpiştirilmiş bir anlatım. Sanki bir konu hakkında düşünürken bir anda başka bir konu hakkındaki fikirlerin yazılması gerektiği hissedilen bir anlatım.70 sayfalık gözüken ancak derin bir anlatımı olan bir eser. Yazar'ın kendi hayatını yazması için tuttuğu gölge yazar ile asıl yazarın kalemi bir arada bu...
Bir kişinin sessizliğinden onu anlayabilir misiniz? Sessizlik aslında kısık bir sestir. Bunu duymak isteyen duyar, duymak istemeyen ise duymazdı. İşte Liss ve Sally birbirlerinin sessizliğini duydular. Dinlediler ve çoğu kişinin yapmaktan kaçındığı durumu yapıp birbirlerini anladılar."Çoğu insan beraber susulabileceğini ve bunun aslında her şeyden daha değerli olduğunu anlayamıyordu."Sally, her şeye öfkeli, bu öfke onu kızgın dağlardaki volkanlar gibi patlatıyor. Bu yüzden onu tıktıkları rehabilitasyon merkezinden kaçıyor....
Her bir planın ustaca düşünülerek kaleme alındığı polisiye-gerilim türünde yazılmış bir roman ile karşınızdayım. Hayatındaki her şeyi kaydeden bir kişinin yaptıklarına şahit olacağınız bu romanda, iyi ve kötü kavramı ortadan kalkacak.İyiliği ve kötülüğü belirleyen çizginin bu romanda silik bir gösterge olduğunu kitabın sonlarında daha net bir biçimde anlayacaksınız. Romanda beni etkileyen kısım ise bir kişinin her şeyini kaybedince neler yapabileceğinin en ayrıntılı şekilde göstermesi oldu. Özellikle...
Mektupların ayrı bir tınısı olduğuna inanmışımdır her zaman. Bu eserde de ilmek ilmek kaleme alınmış duygular. Kimisinde itiraf, kimisinde özlem, kimisinde sesleniş... Özellikle duyulmasını istediği ancak yanındayken anlatamadığı bütün hisleri bu mektuplara sığdırılmak istenmiş."Bazı şeyler göze değil yüreğe görünür."Kafa Dergisi'nde yayımlanmış olan mektupların derlemesi bu kitap. Mektupların her birisinde ayrı bir duygu yoğunluğu var. Yaşanmışlık kokan ve yüreği sarsan anılar...Bazı düşünceler kişiye söylenmek...
Yazar ile tanışma kitabım oldu. Dili gayet akıcı ve merak unsurunu kitabın içerisine iyi bir şekilde harmanlayarak okuyucuyu sayfaların derinliklerine götürüyor.Kitapta +18 unsurlar mevcut. Bu durumu bilerek okumanızı isterim. Ben İngilizcesi'ni okudum. Yabancı Yayınları kitabı Türkçesini çevirmiş. Eğer isterseniz Türkçesini okuyabilirsiniz. İngilizce olarak okuyacaksınız dil seviyesi B1 düzeyinde.Emerie ve Drew hem yaptıkları iş anlamında hem de hayat felsefeleri olarak birbirine zıt iki insan. Tanışma...
Kitabın arka kapağında, bu kitabın yazarın bir rüyasından ortaya çıktığı yazınca merak ederek okumaya başladım. Rüyalar nedense ilgimi çektiği için beklentiyi yüksek tutarak okumaya başlamıştım ancak beklentiyi düşürerek okumanızı tavsiye ederim.Kitabın sonu sanki devamı varmış ya da tamamlanmamış izlenimi bıraktı bende. Nedense bu durum bu kitapta hoşuma gitmedi. Bazı kitaplarda sonu okuyucuya bırakılması severim ancak bu kitapta sevemedim. Belki kısa bir eser olmasından ya da yazarın düşünden...
Barış İnce'nin büyülü kalemi ile İzmir sokaklarının hem altına hem de üstüne yapılacak bir gezi bu. Ancak bu gezide bazı gerçekler okuyucunun gözüne sokulmak isteniyor. Bazı farkındalıklar ortaya olduğu gibi çıkmalı ve bunu okuyucuyu en kuvvetli şekilde gösterilmesi gerekiyordu. İşte Barış İnce kısa ama etkileyici romanı ile bunu sağlıyor.Almanya'nın güvenilir limanına göçmüş Nihan, kendisini arayan bir telefonun peşinden İzmir'e çocukluğunu geçirdiği eski evinin işlerini...
Suicide Squad filmini izledikten sonra çizgi romanı satın almıştım. Okumak bugüne kısmetmiş. Çizgi romanın başında Harley Quinn kendisini çizecek kişiyi seçiyor. Bu sayede ben de birçok farklı Harley Quinn çizimi görmüş oldum. Açıkçası bu benim hoşuma gitti. Böylelikle onun deli dolu haline de ısınmış olduk.Asıl hikaye çizecek kişiyi seçtikten sonra başlıyor. Genel olarak Harley Quinn ve Joker olarak düşünüldüğü için kitapta sadece Harley Quinn'e yer verilmesini...
Romanı okumak istememdeki en büyük etken, yazarın bu kitabı Neslican Tay'dan ilham alarak yazmış olmasıdır. Aynı zamanda kitabı Neslican Tay'a ve tüm kanser hastalarına ithaf etmiştir.Çok güzel bir çocukluk geçirmiş Efsun'un hikayesi karşılıyor sizleri. Bu çocukluk anlarını okurken Efsun'un saf ve temiz yüreğini bu sayfalarda hisseceksiniz. Efsun'un kansere yakalanmasına -veya kanser olduğunu öğrendiği zamana- kadar bu güzel mutluluk sürüyor. Daha sonra ise hastane odalarının sert yüzü...
"Yaşadığın her üzüntü rahmete dönüşecek; belki yakın, belki uzak zamanda... Akışa bırakmak dedikleri hani. Ama boş vermek değil bu, elinden gelenin en iyisini yaptıktan sonra akışa bırakmak."Kitap beni bu anlamlı cümleler ile karşıladı. Bazen yaşadığımız bir olayın o anda bizi üzdüğünü biliriz. Her şeyi yapmışsızdır ancak o üzüntü devam eder. Taa ki altındaki neden ortaya çıkana kadar. Bu durumu hep düşünürüm ve bu cümlelerin büyüsü ile...
İsmini bilmediğimiz ancak bir gün boyunca onunla birlikte olduğumuz ergenliğe yeni adım atan bir genç kızın düşüncelerini okuyacağız bu kitapta.Uyanma ile başlayan bir gün. Diğerlerinden farklı veya aynı olacağının bilinmediği sisli bir keşife çıkar gibi... Anlatıcı genç kız sabahlardan hoşlanmayan hatta sabahın gri olduğunu düşünen birisi. İlk sayfadan karamsarlığın kesif kokusunu alacaksınız.Bu karamsarlığın aslında büyük bir sancısı var. Anlatıcının yaşadığı her bir olayı en...
Usta oyuncuyu rol aldığı birçok dizi ve filmlerden tanıyorum. Kendi anılarının bir kısmını yazmış olduğu üçüncü kitabı okurken kaleminin de güçlü olduğunu fark ettim. Mizahi bir dil ve ustalıkla aktardığı anılarında çocukluk yıllarının sarı saçlı Zafer'ini, o dönemde yaşadığı insanın yüzünde tebessüm ettirecek olayları ve yaşamından ufak bir kesinti karşılıyor sizleri.Sohbet havasında yazmış olduğu bu kitabı kendisinin de dediği üzere, tıpkı hayat gibi... Kimi...
Kitabı okurken kimi yerlerde İnci'ye kızsam da üzülsem de onun kendini bulma hikayesini severek okudum. İnci ve kız kardeşi Aylin, küçük yaşta annelerini kaybetmiş. Bu yüzden onlar da kışın babaannesinde yazın da anneannesinin evinde yaşamları devam ediyor. Babaanneleri katı kuralları olan, kızları baskı altında yeştirmek isteyen biri. Aylin, bu kurallara uymayarak kendi bildiği gibi yaşasa da İnci bu kurallar çerçevesinde ve kimseyi üzmemeye çalışıyor hep. İnci'nin bu...
Savaşın insanlar üzerindeki etkisini çarpıcı bir dil ile anlatılan bu kitap, bir anda okunup rafa kaldırılan eserlerden değil. Savaşın kan kırmızısı kahkahası daha ilk sayfadan kendisini gösteriyor. Savaşın yıkımı ve insanlar üzerindeki karamsar etkisi sayfaların içerisinde kahkahanın umutsuz yükselişi ile okuyucuya aktarılıyor."Bir düşün: İnsana onlarca, yüzlerce yıl merhamet, sağduyu ve mantık öğretip, onu bilinçlendirdim diyemezsin, her şeyin bir bedeli var. En önemlisi de bilinç. İnsanlar acımasızlaşabilir, hassasiyetlerini...
Bu şiir kitabını okurken, "Söylenmeyen onlarca duyguyu şiirlerle anlatmak ve haykırmak istiyor." diye düşündüm. "Meydanda kuşların olduğu bir semtte sevmiştim seni.Nerede meydanında kuşları olan bir semt görsemSuskunluğum ondan, yanmam ondan."Kitap sizi bu şiir ile karşılıyor. Okuyacağınız şiirler hakkında ufak bir ipucu gibi..Eseri okurken deneme olarak anıların ve şiirlerin bir arada harmanlanarak kaleme aldığını fark edeceksiniz. Şair yaşadıklarını şiir yazarak içindeki acıyı kelimeler ile birleştirmek istemiş."Aşk açmaması...