Bu eser için söyleyebilecek cümlelerden birisi, kısa ama derin anlamlara sahip bir eser olduğudur. Toplum ve birey üzerinden yapılan imgesel eleştiriyi merak unsurunu da katarak aktarıyor okuyucuya.
Her şeyin normal akışında devam ettiği bir adada doğru keşif yapılacak bu eserde. Bu akışın değişimi ise ada sakinlerinin bir sabah uyanıp her an etrafta olan kedilerin yok olduklarını görmeleri ile başlayacaktır. Sokakta besledikleri, evlerini ve bahçelerini paylaştıkları kediler sanki yer yarılıp içine girdi.
Kedilerin kayboluşu ile ada sakinlerinin her yerde onları araması ancak bulamamaları sonucunda olaya devlet et atıyor. Devletin müdahalesi ile adaya getirilen köpekler ise ada halkına "kedi" olarak tanıtılıyor. Çünkü devlete göre onlar bir kedi ve ada halkı da bunu kabul etmelidir.
"Öğretmen değişmişti. Değişen bize söyleme şekliydi. İkna olmuş insan diliydi bu. Garip bir dildir, ikna olmuşun dili.
Bizimkiyle aynı kelimelerden oluşur ama biraz daha farklı, tek yönlü bir dildir: Soru işaretinden bihaber bir dil. Üstelik ilk anda farkına varmadığımız bir dil.
Evet, konuşan kişiyi değiştiriyor, dönüştürüyor, farkına vardığımızdaysa çok geç oluyor."
Ada sakinleri köpeklerin "kedi" olarak devlet tarafından ısrarla dile getirilmesini sorgularken devletin bu durumu ada halkına kabul ettirmek için yaptığı manipülasyonlar ile ada sakinlerinin sorgulamadan devlet ne derse onun doğru olduğunu kabul ettirmeye çalışmasını okurken sayfalar ilerledikçe insan psikolojisinin derinliğine de şahit olacak okuyucu.Herkesin bildiği ortak bir gerçeğin öyle değilmiş gibi gösterilmesini toplumdan uzak yaşamayı tercih eden bireylerin seçilerek işlenmesi ise eserin anlam bütünlüğünü arttırmış.
"İnanmak, bilmeyi istememektir, gönül rahatlığıdır, düşünmemek ve ahmakça itaat etmektir. İnanmak, kuralları soru sormadan uygulamaktır, insana yaramaz, başka bir iktidar biçimidir."
Devletin veya başka bir bireyin söylediği her şeye inanılmalı mıdır, yoksa onu sorgulayarak tartılmalı mıdır sorusuna cevap bulunacak bu eserde, sokakta özgürce dolaşan kedilerin adadan kaybolup tasma takan köpeklere -devletin değişi ile kedilere- dönüşmesi ise yazarın konuyu derinlemesine işlediğinin bir kanıtıdır.
"Nasıl konuştuğunuz önemlidir, öyle değil mi? Bir şeyleri nasıl adlandırdığımız da. Bazen isimler değişir çünkü eski isimler ya artık gerçeği karşılamamaktadır ya bir fikri bütün olarak kapsayamamaktadır ya da yanlış fikirlere, talihsiz çağrışımlara yol açmaktadır."
Her gün yanı başımızda olan ve sıradanlaşan bir olgunun bir gün yok olması ile aslında ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor bu eser. Bu olgunun özgürlük olarak aktarılması ise eserin anlatmak istediği fikri pekiştirmiş bana göre. Kısa ama derin bir eser olan Artık Kedileri Sevmeyen Adam'ın herkesin okumasını öneririm.





