Aşkın iki yönüyle de karşılaşılacak bu eserde. Önce sevgi selamlayacak, her şeyin güzelliği resmedilecek. Daha sonra yapılan seçimlerin enkazından nefret filizlenecek. Sevginin ruhta bıraktığı izin yavaşça ama emin adımlarla nefretin doruğuna doğru yön alınışına şahit olacak okuyucu. Peki sevgi ve nefret aynı çatı altında bir arada durabilir mi veya sevgi, nefret yenebilir mi?
Nasya ve Bulut'un hikayesi sevgi ve nefretin aynı perdede sergilenen bir oyunu gibidir. Güzelliğin kalpte yer edinerek aşkın ortaya çıkması ile başlayan oyun, geçmişin getirdikleri ve eylemlerin sonucu ise takıntı ve nefretin eklenmesi ile devam eder. Artık nefret ve sevgi aynı sahnededir. Bu duygulardan birisini seçmek ise Nasya ve Bulut'un kararına bağlıdır.
Nasya, geçmişindeki travmalardan başka bir şehre kaçarak kurtulmaya çalışan ancak kaçmak eyleminin çözüm olmadığı bir girdabın içerisinde olan bir karakterdir. Aradığı sevgiyi yanlış bir kişide bulacağına inanarak zamanını harcar ancak bazı şeyleri fark ettiğinde artık çok geçtir. Volkan ile evlenmiş, yeni hayatına alışmaya çalışırken Volkan'ın gerçek yüzü ile karşılaştığında sığındığı tek yer olan bir parkın on birinci bankında bulur kendisini.
Bulut ise mantığı ile hareket eden, duyguların ise insanı düşünmekten alı koyan bir unsur olarak görür. Mantığın onu asla şaşırtmadığına ve insan psikolojisini iyi bildiğini her zaman savunur. Arkadaş çevresi tarafından da bu şekilde bilinirdi. Taa ki Nasya'yı ilk önce düğününde daha sonra ise on birinci bankta görene kadar...
"Kibir Firavunlar doğurur ama her firavun da Musa'sıyla birlikte doğar."
Bulut, Nasya'nın güzelliğinden etkilenerek aşkın kollarına bırakmak ister kendisini. Nasya'nın yaşadıklarını bilir ancak yapılan seçimler ve geçmişin tozlu sayfası da onlarla birlikte hareket ettiğinde geri dönülemez girdabın içerisinde yer alacaktır ikisi de. Bulut'un o mantıklı halleri Nasya ile yok olurken, Nasya içinse bambaşka çıkmazlar ortaya çıkacaktır. Özellikle geçmişin yükünü üzerinden atamadan onun pençesi ile yeniden karşılacaktır. Geriye ise takıntıların ve aşkın farklı bir yüzü kalacaktır.
Kitabın önsözünde de bahsedildiği gibi herkes için başka bir duyguyu uyandıracak bu eser. Saplantılı bir ilişkinin Bulut ve Nasya'nın yaşamına etkisini okurken iletişimin önemini de fark edecek okuyucu. Üstü kapatılmak istenen olayların ileride bambaşka şekilde etrafa saçılması ise geri dönüşü olmayan bir yolun zeminini hazırlamaktadır.
Yazar eseri kendisine has diliyle okuyucu ile sohbet havasında kaleme almış. Yaşanılan olayların Nasya ve Bulut'un psikolojisi üzerinden ele almış. Bunu yaparken de insan ilişkilerine de atıfta bulunmuş. Eser, kısa olmasına rağmen sürükleyici ve saplantılı bir ilişki okuyacağınızı bilmenize rağmen neler olacak diye merakla sayfaları çeviriyorsunuz. Özellikle son kısmın vurucu bir etken olduğunu düşünüyorum. Kitabı kapatırken elde kalan keşkeler ise Bulut ve Nasya'nın ilişkisinin bir özeti niteliğinde.
Eğer bu türde eserler okumaktan hoşlanıyorsanız kitaba bir şans verebilirsiniz.





