Ceren Ceran Çirkin Kadınlar için Hayatta Kalma Rehberi
22:48:00O, güzeller güzeli Perihan'ın kara kuru kızı Peri. İsmine yakışacak bir Peri Masalı mevcut değil bu eserde. Çünkü Perihan'ın güzelliğinden nasibini alamadığı ve annesine göre halası Nazlı'ya benzeyen Peri, yıllarca annesinin gözüne girmek için çırpınıp durur. Ancak ne yaparsa yapsın Perihan için Peri, görmek istemediği bir manzara gibidir. Dağ gibi yakışılıklı esmer kocasının ve kendi güzelliğinin birleşimi bembeyaz tenli güzeller güzeli bebeğini esmer tenli olarak gördüğü ilk andan itibaren Peri'nin masalı çoktan siyahlara boyanmıştı."Adım gibi eminim ki çirkin olmak yoktur. Çirkin hissetmek vardır.Sen istediğin kadar güzel ol. O hissi içinde taşıyorsan başkalarının sana güzel demesi farketmez."
Peri ise çocukluğundan beri annesi gibi güzel olamadığının farkında, sevgiye muhtaç, annesinin gönlünü hoş etmek için elinden geleni yapmaya çalışarak büyürken annesi titiz diye evini tertemiz tutmak, annesinden bir güzel söz duymak için her şeyini vermeye hazır günleri ve yılları geçirirken sığındığı tek şey renklerin gizemidir.
Resim yapmak onun dünyasının en önemli parçasıyken yeteneği ilk önce ilkokul hocası tarafından fark ediliyor. Resim yaparak yaşama kendince tutunmaya çalışırken hayatının yolunda olmadığını anlaması ise yıllar sonra resim öğretmenine yaşadıklarını anlatması başlayacaktır. Bu adımı yirmi yedi yaşına girdiğinde kendisinin hazırladığı "Çirkin Kadınlar için Hayatta Kalma Rehberi" ile bambaşka bir sürece doğru evrilirken kendi ruhu ve bedenini yeniden keşfedecektir.
"Bir patron ne kadar yetenekli olursa olsun iyi bir ekip kurmazsa şirketi batırır. Yaşamak da aynen öyle bir ekip işidir. Ekibini iyi kurarsan iyi yaşarsın, kuramazsan yaşamayı ne kadar iyi bildiğinin bir önemi yok."
Peri'nin iyileşme yolculuğunu Ceren Ceran'ın mizahı yüksek kalemi ile tanık olurken aslında günümüzün güzellik algısına da derin bir sesleniş mevcut. Bir kadının güzelliğini neye veya kime göre şekillendiğini, öğretilen tutumların ruha etkisini, aileden görülmeyen sevginin yarattığı boşluğu ve daha nicesini...
Peri'nin hikayesine yapılan ziyarette Soylu ailesinin geçmişinin kapısı da aranacaktır. Bu sayede Perihan'ın büyüdüğü ortam da görülürken, narsistliğinin hem eşi hem de kızının hayatına etkisini irdelerken Perihan gibi karakterlerin aslında her yerde olduğunu kendi hayatınızı düşünürken anlayacaksınız. Çünkü bu eser sadece Peri'nin değil okuyucunun ruhunun ziline basacaktır.
“İşin sırrı sanırım aidiyette; ait hissettiği yerde mutlu oluyor insan, ait hissettiğin yerde acı da çeksen çok koymuyor. Ama etrafın düşmanlarla çevrili gibi hissediyorsan, her an bir yerlerden sana doğru zehirli bir ok atılacak gibi geliyorsa, evinde de olsan aidiyet gelişmiyor.”
Eğer bu türde eserler seviyorsanız -özellikle genç kızların ve kadınların- mutlaka bu kitabı okumanızı öneririm.

0 yorum