Alparslan Öztaş Sema Çikolataları

21:33:00


Her şey bir annenin sözü ve verdiği iki altın bilezik ile başladı. 1978 yılında Durmuş askerliğini yeni bitirmiş, köyüne dönmüş ve kışın ne iş yapacağını düşünürken annesi onun geleceğini düşünerek çoktan kararını vermişti. Annesinin kararı; Durmuş, teyzenin yanına Isparta'ya gidip orada herhangi bir iş bulacaktı. Durmuş ilk başta annesinin iki altın bileziğini almak istemese de annesi ondan daha inatçı çıkmıştır. Annesinin eline tutuşturduğu iki altın bilezik ve Durmuş'un askerde biriktirdiği paralar ile yeni hayatına doğru adım atarken yaşayacaklarından habersizdir.

Isparta'da teyzesinin yanında kalırken ilk önce eniştesine pazarda yardım etti. Balıkçılık ile başladığı pazar yolculuğu şeker ve çikolataların tatlılığı ile devam etti. Hasan Amca ile İstanbul'dan malzeme almak için gittiğinde kalbi daha önce tanık olmadığı bir şekilde atmaya başlamıştı. İlk görüşte aşkın heyecanını ruhunda hissederken karşı tarafın onu sevip sevmediğini bilmemenin garip tınısı da nefes almasını zorlaştırıyordu. Hasan Amca olmasaydı belki de bu aşk Durmuş'un yüreğinde yaşanacaktı. Durmuş'un nasıl harekete geçeceğini birlikte güzelce planlarken Durmuş yeni hayatı için adım attığının farkında değildir.
Sema ve Durmuş'un aşk hikayesi filizlenirken Durmuş'un yeni bir karar vermesi gerekmektedir: İstanbul'da yaşamak. O dönemde sanıldığı kadar kolay olmayan ve evlilik için daha çok para biriktirmesi gerektiğinin bilincinde olan Durmuş için Sema'nın yanı başında olma ihtimali bile her şeye değerdir. 

Durmuş'un yaşamının bambaşka bir şekle evrilmesi ise 1980'lı dönemlerde oldu. En dipten sadece bir makine ile ürettiği çikolatalar ve kararlılığı ile çikolata imparatorluğunun taşlarını dizmiştir. Üstelik çikolata üretimi Sema ile yaşadığı evde gerçekleşirken. Talep arttıkça düzenleri de değişirken Isparta'nın köyünden çıkıp İstanbul'da fabrika sahibi olmuştur. Fakat hayatın başka sürprizleri de vardır.

Eseri Durmuş'un gözünden incelerken onun pes etmeyen ve elinden gelen her şeyi ailesi ve sevdikleri için yaptığına şahitlik edecek okuyucu. Paranın gücünün farkında olup nereden geldiğini ise asla unutmayan Durmuş; gururun, adaletin ve insanın hakkının da önemini hayatında göstermiş. 

Anlaşılır ve sade bir dil kaleme alınan eserde biraz daha betimleme olmasını isterdim. Kitap genel anlamda yaşanan olaylar ön planda tutularak kaleme alınmış. Bu durumun bilinerek eserin okunmasında fayda var. 
Durmuş'un hayatını okurken yaşamın birçok seçenek gösterdiğini ve kararlarımınız yaşamın yönüne olan etkisini yeniden fark ettim. En dipten en yükseğe doğru çıkarken ve en yüksekten dibe batmamak için verilen mücadeleyi Durmuş'un gözünden okumak ve seçimlerin sonuçları ne olursa olsun kararlılıkla ailesini düşünerek hareket etmesine şahit olmak güzel bir deneyimdi benim için.

Eğer bu türde eserler okumaktan hoşlanıyorsanız kitabı inceleyebilirsiniz.

You Might Also Like

0 yorum