Tuğba Sarıünal Yarını Hatırla
23:55:00
Hayatın akışı iki seçenekten birisini seçtiğiniz anda değişmeye başlar. Tıpkı Ali'nin oğlu Efe'nin velayetinin onda kalması için yaptığı eylem gibi..
Uluslararası bir etkinlikte güvenliği sağlamak için giden polislerden sadece birisiydi Ali. Ancak otelde işlenen cinayetin onun silahı ile işlenmesi velayet zamanında kötü bir şanstan ibaretti. Silah sesini duyduktan sonra olay yerine intikal ettiğinde gördüğü manzara ile başının dertte olduğunu ve hayatının eskisi gibi olamayacağının küçük bir kesitiydi. Çünkü cinayet Ali'nin silahı ile yapılmış ve öldürülen maktul etkinliğin onur konuklarından Cüneyt Kalender'den başkası değildi.
İronik kısım ise Cüneyt Kalender DNA, ölümsüzlük, her hücrenin bir zamanı olduğu gibi temalar üzerinden araştırma yapan bir bilim insanıydı. Peki onu neden ve kim öldürmek isterdi?
"İnsan nereye bakarsa baksın, kendine bakıyordu."
Ali ise belki de yapmaması gereken bir şeyi yaparak en önemli delil olan kendi silahını olay yerinden almıştır. Çünkü Efe'nin onda kalması her şeyden daha değerliydi ve bu olay ile kendi mesleğini tehlikeye atamazdı. Üstelik bu cinayet onun çalıştığı birime verilince olayların gidişatı sandığı gibi olmayacaktır. Her bir ipucunun peşinden gittiğinde ve delil karartmasının ortaya çıkmaması için yaptığı eylemlerde bambaşka bir sonuç ile karşılacaktır. Bu sonuçları birleştirmek istediğinde ise yeni bir bilinmezlik kendisine selam verecektir.
Ali, cinayetin nedenlerini çalıştığı ekip ile araştırmaya başlarken kendi geçmişinden kırıntılar tozlu raflardan açığa çıkmaya hazırdır. Hayatındaki eksik parçalar bulunurken başka bilinmezlikler de kendisini belli edecektir. Bilinmezliklerin üzerine eklenen yeni cinayetlerin ve deneylerin verdiği mesajlar ise zaman ve güç olgusuna derin göndermeler yaparken bu cinayetler kimya, nörobilim ve biyolojinin esaslarından faydalanılarak işlenmiştir.
"Çocukken acıyan yerlerimiz büyüyünce şişip morarıyordu sanki."
Zaman ise ne dün, ne bugün ne de yarındır. Geçmiş geçmişte kalmadan bugün de nefes alırken yarının bilinmezliği veya öngörülen olguları hatırlanabilir. Bitti sanılan bugünün yarını da olabileceğinin bir göstergesi... Ali ise kendi gerçekliğini öğrendiğinde geriye ipucularının peşinden gitmek kalacaktır.
"Zaman, düz ilerleyen bir çizgi gibi algılansa da, aslında geçmiş ve gelecek her an iç içe olacaklardı."
Yazar kendisine has akıcı dili ve derin bilgi birikimini olay örgüsü ile birleştirerek kaleme aldığı Yarını Hatırla'da zaman, ölüm ve yaşam temalarını iç içe harmanlayarak okuyucuyu düşündürür. Özellikle insan beyninin karmaşıklığının bir düzen içerisinde olduğunu gösterirken insan yaşamının okyanusun dibi gibi sırlarla dolu olduğunu da Ali'nin yaşadıkları ile de son noktayı koymuş yazar. Ölüm ve yaşam arasındaki o ince çizgiyi bilim üzerinden eserine aktarırken beklenmeyen bir son sunmuş okuyucuya.
"Ve sonunda anlarsın; yaşam hiçbir zaman dün ya da yarın değildir. Yalnızca şimdinin içinde hatırlanan sonsuz bir hikayedir."
Yarının hatırlanma metaforu nörobilim ve yapay zeka ile harmanlanması bu oluşumun beynin sonsuzluğu ile birleştiğinde ortaya unutulmayacak bir edebiyat şölen sunuyor okuyucuya. Eğer bu türde eserler okumaktan hoşlanıyorsanız bu kitaba mutlaka bir şans vermelisiniz.

0 yorum