Zülfü Livaneli Arafat'ta Bir Çocuk
19:59:001970'li dönemlerde geçen sekiz öykü karşılıyor okuyucuyu. Bu hikayelerin geçtiği zaman baz alındığında sürgünlüğün ve ait olma teması karakterlerin ruhunda bir düğüm. Kimisi gurbete gitmiş bir çocuk, kimisi tutuklanmamak için saklanan, kimliğini gizleyen veya yurt dışına kaçmaya çalışan bireyler, kimisi kendisini bulmaya çalışan insanlar, kimisi de kendi yaşamını yoluna koymak için çırpınan karakterler.. Her birinin ortak yönü ise kendisini arafın içerisine kaybolmuş ve bulundukları yere ait hissetmemeleridir.
Hikayeler, Zülfü Livaneli'nin 1970'lı yıllardaki gözlemlerini kalemine aktarması denilebilir. Kitabın en başında "Bu öykülerdeki kişiler gerçek yaşamdan alınmamıştır." cümlesi yer alsa da sayfaların içerisindeki bazı gerçeklik de kendisini belli ediyor. Özellikle Bir Arpa Boyu adlı hikayesini okurken yazarın otobiyografik eseri Sevdalım Hayat'taki bir anısı okuyucunun gözünde yeniden canlanabilir.
Zülfü Livaneli'nin kaleme aldığı bazı eserlerinde fark edilen bir diğer durum ise insanın psikolojik unsurların da barınmasıdır. Arafat'ta Bir Çocuk adlı sekiz hikayenin yer aldığı eserde de bu unsuru ön plana koyarak 1970'li dönemindeki devlet baskısını da okuyucusuna aktarmıştır. Yakalanma korkusu, polisin halk üzerindeki etkisi, yaşanılan yerden güç veya zorunlu ayrılık gibi temaların insanın ruhunda bıraktığı izleri kendisine has dili ile kaleme almış. Bu hikayelerin bugün de aynı his ile okunması Livaneli'nin kitabın sonunda eseri hakkında verdiği röportajda söylediği cümle ile aktarılabilir:
"Ama edebiyat ilginç bir şey. Bambaşka koşullar altında yazdığınız bir cümle dönüyor dolaşıyor, onca yıl sonra başka bir gerçekliği çağrıştırabiliyor."
Arafın insan üzerindeki belirsizliğini, geçmişin izleri ile geleceğin zorluğunu ve beklentilerin yok olduğunu gösteriyor bu öyküler. Karamsar öğeler de bulunsa insan olmanın bir adım atmak olduğunu da haykırıyor. Öyle ağdalı bir dil kullanmamış Livaneli, olduğu gibi sunmak istemiş hikayelerini. Hikayeler bittiğinde ise okuyucuyu o dönemin kasvetini ve insanların seçimlerini düşündürtür.
"Hayattan ve kalbimden bütün izlenimleri süzüp bir damla gibi dökmeliyim, anlıyor musun? Kitleleri aydınlatacak, harekete geçirecek kavga şiiri... Gerçek şiir! Yazamıyorum. Bugün, bu yaşadığımız gün fazla etki yapıyor. Bugünü fazla yaşadın mı yazamazsın. Olaylara ve kendime uzaktan bakabilmeliyim. Hatta sana da, sana da... Bir kavganın, bir mücadelenin, çiçek açan hayatın dilidir şiir."
Bana göre eğer Zülfü Livaneli'nin kalemi ile yeni tanışacaksınız başka bir eseri ile başlamanızı öneririm. Öykü oldukları için romanlarındaki gibi bir atmosfer mevcut değil bana göre. Ancak öykü okumaktan hoşlanıyorsanız ve Livaneli'nin kalemi ile başka bir eseri ile tanıştıysanız bu esere bir şans verebilirsiniz.

0 yorum