Pınar Pars Lale Sokak No:1

20:17:00


Geçmişin burunları sızlatan ve hatırlandığında yüreklerde o anların nahifliğini hissettiren kokusu karşılıyor okuyucuyu. İlk sayfalardan itibaren Lale Sokak'ın o bilindik ve gözlerin unutmaktan çekindiği samimiyeti kucaklıyor. İster o yoldan geçen herhangi birisi olsun isterse de o sokakta oturan birisi, her daim elimdekileri paylaşmayı bilen o sıcak insanların hikayesi bu.

"İnsan, insanın yükünü bilmeden ne kolay hüküm veriyor."

90'lı yılların o ince tebessümü mevcut bu eserde. Sokaklarda oynayan çocukların ezan sesi ile eve geldiği, komşuculuğun bir kapı kadar yakın olduğu, elinde ne varsa hiç düşünmeden paylaşıldığı, sevgilerin hissedildiği, kek kokularının fırından çıkıp insanın ruhunu da beslediği zamanlar..

Arkadaşlıkların yürekten hissedildiği, kimsenin kuyusunun kazılmadığı ve sevginin içten var olduğu o zamanları Lale Sokak'ın kaldırımlarından başlayarak evlerin içerisine doğru yol alacaktır. Bu yolculuğa şahitlik ederken her bir karakteri sanki yanı başında gibi izleyecek okuyucu. Onların dertlerini, sevinçlerini, üzüntülerini, acılarını, çıkmazda kaldıkları anların hepsini Pınar Pars'ın kalemi ile yüreklerin bir köşesinde var ederken kendi hayatlarının tınısı da duyacaktır. Zenginliğin gerçek anlamının yardımlaşma ve sevilme olduğunu Lale Sokak'ın binalarından tanıklık edilecektir.

"Bazı insanlar aynı hikayede yaşar ama hiçbir zaman aynı cümlede buluşamaz."

Umutlu bekleyişinin derinliğini, kavuşulamayan sevdaların, aşkın mutluluğunu, yapılan eylemlerin sonuçlarını, pişmanlıkların, geçmişin özlemini ve beklemenin sabrını 90'lı yılların arabesk kokan yıllarında tanıklık edeceksiniz. Ana hatlarıyla Derya'nın çevresinde yaşanan ve gelişen olaylar okunsa da bunların herkesten bir parça olduğunu eserin son sayfasına kadar bilecek okuyucu. 

"İnsan, büyüdükçe yer değiştiren bir şeylerin farkına varıyordu ama bunu kimseye anlatamıyordu."

Yazarın kendisine has kalemi ile 90'lı yılların naftalin kokan Lale Sokak'ında dolaşırken hayatın anlamını yeniden düşünecek okuyucu. Bu eserin okuyucunun içine işlemesi ve geçmişin o bilinen kokusunun duyulması bana göre yazarın kalemiyle ilgili. Yaşananları benimseyerek ve her bir karakter ve anın duygularını kaybettirmeden incelikle işlenmesiyle alakalı.

"Aynı günün içinde biri gelir, biri gider. İnsan yetişmeye çalıştığı her şeyin arasında bazen biraz eksilir, bazen de biraz büyür."

Eğer bu türde eserler okumaktan hoşlanıyorsanız bu eseri mutlaka incelemelisiniz.


You Might Also Like

0 yorum