Lüset K. Fins Kor Sancısı

15:00:00

Her insanın hissettiği, yaşadığı olaylara karşı gösterdiği tepkiler farklıdır. Bildiğimiz ve her gün telafuz ettiğimiz bazı kelimeler neden her insanda farklılık gösteriyor? 


Geçmiş-gelecek, kader, beklenti, ölüm ve yaşam gibi anlamını bildiğimiz ancak her insanda farklı anlamlar barından bu kelimeler...

Aslında hayatın penceresi her insan için farklı yöndeki manzaraları gösterdiğini bilmemize rağmen bunun nedenini sorgulamadan yaşamı devam ettirmek belki kolayımıza geliyor belki de merak etmiyoruz.

Yazar bu kitabında belki de merak ettiğimiz belki de hayat koşturmacasından atladığımız duyguların insanlar üzerindeki etkilerini ve bu etkilerin sonucunda dönüşen kor sancılarını yedi hayat üzerinden aktarmış okuyucularına.

Kitabın içindeki yedi hayat dünyanın neresinde olursanız olun yaşanabilecek, her insanın içindeki korların alevlenebileceğinin kanıtı. Bunu değişik yerlerde yaşayan insanlar üzerinden aktarmasını ben sevdim.

Bana göre bu yedi hayatın en az birisinde kendi hayatınıza dair kesitler bulacaksınız. Belki davranış olarak, belki yaşadıkları bakımından. 

Kitabı sevmemin nedeni bir karakterin yaptığı bir şeyi, "Ben böyle davranmazdım./ yapmazdım." diye düşünürken aynı zamanda, "Böyle yaptı. İyi ki yapmış." diyebileceğiniz farklı hayatlar sunması oldu. Bu sayede farklı pencerelerdeki manzaralara şahit olacaksınız.

Her hikayede farklı kesimlerde yaşayan insanlar hayatına konuk olacaksınız. Bu sayede kader-geçmiş-gelecek arasındaki ortak bağın kuvvetini irdelerken aynı zamanda kendi hayatınızı düşünerek, gelecek ile ilgili daha emin bir şekilde kararlar almanıza yardımcı olacak.

Hatta bazı hikayelerde kendi düşüncelerini olayın içine serpiştirirken onlarla konuşuyormuş hissiyle kaleme almış. 

Astronomi bilimini her insanın hayatı üzerindeki etkisini fark ettiren ilk hikaye olan Şizon Dokunuşu. Astrolojiyi bilimi ile uğraşan kişilerin bu bilim dalı için fazla emek verdiklerini fark ettim. Yazarın bu bilim ile ilgili bilgi deneyimi oldukça yüksek. Erdem'in doğum haritasına göre şekillendirmek istediği hayatını okurken dış etkenlerde yaşadıklarına da şahit oluyoruz.

İkinci hikaye Doğaya Kaçış da, zengin sevgili ile doğada bir hayat sürdüren Demir'in yaşamını okuyoruz. Verdiğimiz kararların hem karşı taraf için hem de kendimiz için ne kadar önemli olduğunu bir kere daha anladım.

Üçüncü hikaye Soğan Kokusu, Xena'nın ve ailesinin hayatını bir olayın nasıl değiştirdiğine şahit olacaksınız. Yaşanılan olayların geçmiş-gelecek ilişkisini ve hayatta neden varım?, sorusuna cevap ararken bulacaksınız kendinizi.

Dördüncü hikaye Vermut Şişesi, yaşadıklarından dolayı hayata küsen bir kadının hikayesini okuyoruz. Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgiyi mutsuz bir kadın ile irdeleyeceksiniz. 

Beşinci öykü Eriyen Dondurma, Samet'in babası evi terk edince, annesi falcılık yaparak evi geçindirmeye çalışırken, onun düşüncelerini ve sonrasında yaşanılanları okuyoruz.

Altıncı öykü Yatak Odası Sırları'nda ise Carol'un telepati yolları ile ölülerle iletişime geçmesinden bahsediyor. İlginç bir yandan da insanı meraklandıran bir konu telepati.

Yedinci öykü Kum Saat, Ekin'in Türkiye'de ve İsrail'de yaşadıklarını konuk olacağız. Bazen istemediğimiz veya beklemediğimiz bir zamanda karşımıza neler çıkacağını bilmeden yaşamaya devam ederiz. Hayır-şer konusunu irdeleceğiniz bir hikaye.

Eğer bu tarz kitaplardan okumaktan hoşlanıyorsanız mutlaka bakın bu kitaba.

"Dünya yaşamında her açıdan şanslı olmak diye bir düzenek, daha doğrusu böyle bir seçenek yoktu, bunu anlamıştı en nihayetinde. Herkes bir şekilde hiç beklemediği bir anda hiç beklemediği bir yerde sert bir yumruk yiyebiliyordu yüzüne. Kural buydu maalesef yeryüzünde."

"Huzur ve başarı sürekli kontrol altına tutulması gereken vefasız kader yol arkadaşları gibidir."

"Ne yaşanırsa yaşansın her seferinde yeniden başlayabilmek.. Yaşamın en elle tutulur amacı, mevcut koşullara rağmen her şeye sil baştan başlayabilme gücünü bulabilmekti belki de."

"Peki ya herkes kendi payına düşeni yaşarken, birileri yolda tökezlediği için hayat duruyor mudu? Çünkü hayat her şeye rağmen, kalan sağlar bizimdir mantığıyla devam eden bir yolculuktu."

Zeki olmak, okulda popüler olmak, iyi notlar almak yetmiyordu yaşamın ilerleyen evrelerinde. Her yenilik sağlam bir alt yapı çalışması ve onu destekleyecek miktarda şans dokunuşu gerektiriyordu.
Başka bir deyişle, şans dokunuşunun doğuştan az olduğu durumlarda iyi olmak, dürüst davranmak ya da çok çalışmak yeterli olmuyordu. Oyunu bozan tek bir şey vardı, o da yılmadan denemeye devam etmek. Ancak her türlü şansızlığa rağmen iyilik yapmaya devam edebilenler, dürüst davranmaktan vazgeçmeyenler ve emek sarf etmekten Koç’unmayanlar günün birinde bu şans dokunuşu ile burun buruna gelebiliyordu.

Ne var ki bunu becerebilmek olabildiğince meşakkatli, bir o kadar da talepkar ve yorucu bir devinim de çünkü korku ve endişe devreye girdiğinde insan beyni, sahibini tehlikeden korumak adına güvenli bir limana ihtiyaç duymaya programlanmıştı."


You Might Also Like

8 yorum

  1. güzel konuları barındırmış okunası bir kitap

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir kitaba benziyor çok güzel anlatmışsın bakayım mutlaka😍

    YanıtlaSil
  3. Altıncı öykü ilgimi çekti. Dur ben listeme alayım bu kitabı. :)

    YanıtlaSil
  4. Cok ilgi cekici duruyor. Aralik listenizden gelmistim buna da bakayim��

    YanıtlaSil