­

Sarah Adams When in Rome Roma Tatili

22:32:00


İçinizi ısıtacak, Kentucky kasabasında geçen romantik bir eser Roma Tatili. Tolstoy'un dediği gibi şehre bir yabancının gelmesi ile başlayan hikayelerden birisi. 
Pop prensesi Rae Rose olarak bilinen Amelia Rose,  dünya turnesi başlamadan önce her şeyden uzaklaşmak için hiç kimseye haber vermeden eski arabasının yönünü şirin ve küçük bir kasaba olan Kentuck'ye doğru çevirirken hayatının akışının değişeceğinden habersizdir. Onun istediği tıpkı Audrey Hepburn'un oynadığı Roman Holiday filmindeki gibi sorumluluklarından biraz olsun uzaklaşmaktı. Tabi bunu gecenin bir yarısı ve eski arabasıyla yapmasının sonucunda, Noah Walker'in bahçesine bozuk bir araç ile girip ana karakterlerin garip ama komik bir biçimde tanışmasına neden olmuştur. 

Kentucky kasabasının huysuz turtacısı Noah, arabası tamir olana kadar Amelia'yı evinde misafir edecektir. Noah'ın kısa süreli olarak düşündüğü bu misafirlik küçük kasabadaki herkesin ilgi odağı olmuştur. Dünyaca ünlü şarkıcı Amelia'nın etrafta olması kasabalı için yeni bir olaydır.

"But you own the key to your own lock and don't you forget it. Set yourself free for a while and that love will come back, just you watch." (Fakat kendi kilidinin anahtarına sahipsin ve bunu unutma. Kendini bir süre özgür bırak, o sevgi geri gelecek, sadece seyret.)

Büyükannesinin turta dükkanını işleten, geçmişte yaşadığı ilişkisinin bıraktığı enkazın altında kalan huysuz Noah ve pop starlığının arkasında gizlediği yalnızlığı ile -özellikle annesi ile aralarının eskisi gibi olmaması onu derinden sarsan bir konudur.- Amelia'nın kendi iç seslerini dinleyerek aşkın kapılarını kalplerinde hissetmelerine tanık olacaksınız. 
Güven problemleri yaşayan ve ailesini bırakmak istemeyen Noah ve dünya turnesine çıkacağı için bu sevimli küçük kasabadan ayrılmak zorunda kalacak Amelia için birbirlerinden uzak kalmak gün geçtikçe daha da zorlaşacaktır. Birbirlerini tanıdıkça ve karşılıklı yoğun duyguların üstün gelmesi ile nasıl davranacaklarını bilememelerini keyifle okudum. Aynı zamanda konu olarak bilindik olsa da yazarın mizah yönü güçlü bir kalemi olduğunu düşünüyorum. Bu sayede sanki film izliyormuşum gibi sayfaları çevirdim. 

"I agree that sometimes opposites are terrible together - like pickles on brownies."... "But sometimes... I think they can make each other better. Like maple syrup and bacon." (Bazen zıtlıkların birlikteyken korkunç olduklarını inanıyorum - browninin üzerindeki turşu gibi... Fakat bazen.. birbirlerini daha iyi hale getirebilirler. -Akçaağaç şurubu ve pastırma gibi.)

Ben İngilizcemi geliştirmek için orijinal diliyle okudum. B1-B2 arası, romantik bir tür olduğu için dili biraz daha anlaşılır. Eğer kitabın Türkçesini okumak isterseniz, Go Kitap kitabı Roma Tatili olarak çevirip yayımladı.

Eğer huysuz ve günışığı aşkı, sizi eğlendiren, Audrey Hepburn filmlerini seviyorsanız ve küçük kasabada geçen romantizm türünde yazılmış eserden ve karakterlerin içsel gelişimini okumaktan hoşlanıyorsanız bu kitabı seveceğinizi düşünüyorum.

You Might Also Like

0 yorum