Eric Emmanuel Schmitt Milarepa

23:17:00


Her gece rüyasında dağlarda dolaştığını ve sanki bir şey aradığını gören Simon, hep aynı sahnede uyanır. Aynı zamanda içinde bilmediği bir öfkenin varlığı ile yaşamına devam ederken bir gün Paris'teki bir kafede tuhaf denilebilecek bir kadın ona bilinmeyen gerçeği söyler: Aslında Simon, Milarepa'nın amcasının reenkarnasyonudur. 

Peki Milarepa ve onun amcası Svastika kimdir? 

Yüzyıllar önce yaşamış olan Milarepa ve Svastika'nın öyküsünü araştırmaları sonucu bulduğunda içindeki öfkenin nedenini de anlamış olur. Simon'un bu reenkarnasyondan kurtulabilmesi ve ruhların huzura erebilmesi için de bu öyküyü anlatması gerekmektedir. 

Tibet'in yüksek dağlarına doğru ruhsal bir yolculuğun hikayesi Milarepa. Amcası tarafından zulmedilen Milarepa, yaşadıklarının intikamını almak için kara büyü öğrenmiştir. Yaptığı kötülüklerin ağırlığını hissettiğinde ve gerçek mutluluğun sırrını öğrenmek için Usta Marpa'nın yaşadığı şehre gider. Burada geçirdiği zorlu öğrenme sürecinde ise iyilik ve kötülük olgusuna, maneviyat ve madde unsurlarına başka bir gözle bakacaktır artık.

"Anladım ki formülleri tekrarlayıp durmak hiçbir şeydi; faydayı yaratan yalnızca çabaydı. Anladım ki iyilik kötülükten daha fazla irade gerektiriyordu. Anladım ki bedenim narin bir gemiydi: Eğer onu suçla yüklersem batar, eğer vazgeçerek, cömertlikle, kendimi unutarak yükümü hafifletirsem beni iyi bir limana götürürdü. Sonuçta anladım ki eskiden ben bir insan değil, sadece az kıllı, düz dilli, iki ayaklıydım; insanlık yolun sonunda görünüyordu. Uzaktı, bir hedefti. İnsan olmayı başarabilecek miydim?"

Yazar, maneviyat temasını insancıl bakış açısı ile işlerken okuyucunun sezgileri ile düşünüp keşfetmesini ister. Simon ile şimdiyi; Milarepa ve amcasının hikayesi ile geçmişi sentezleyerek insan olgusunun her dönemde aynı olduğunu vurgulamaktadır. Milarepa'nın hikayesinde gerçek bilgeliğin hiçlikten başlayarak öğretilmesine değinirken Budizm'in etkisi de sayfalarda kendisini belli ediyor.

İyiliğin çabalayarak gerçekleşen bir eylem olduğunu, insanın başına gelenlere karşı nasıl davrandığı ve davranışlarının sonuçlarına katlanma veya kendini dönüştürme üzerine yazılmış kısa ama insan yaşamını düşündürten bir eser Milarepa.

Milarepa ve Svastika'nın hikayeleri hiçlikten gelip hiçliğe varma üzerine harmanlanmış ve insan ruhunda kalmayı seçen duyguların hayat ve reenkarnasyon üzerinde yarattığı etkiyi gösterirken kendisine has dilini ustalıkla kullanmış yazar.

Eğer bu türde eserler okumaktan hoşlanıyorsanız kitabı inceleyebilirsiniz.

You Might Also Like

0 yorum