Güneş Altunkaş Yedi Günlük Sessizlik

20:38:00


Her şey bir meydan okuma ile başladı. O gün Maçka Parkı'nın ahşap banklarında klasik bir buluşma olacağını düşünen beş çocukluk arkadaşı Cem, Tuna, Kader, Aslı ve Emre'nin aldıkları karar ile değişen yaşamlarına konuk olacak okuyucuyu. 
Birlikte büyüyen ve birçok anılara şahitlik eden beş arkadaşın Maçka Parkı'ndaki buluşmasında herkes elindeki cep telefonundan kafasını kaldırmıyordu, Cem hariç. O, arkadaşları için çevrimdışı olarak bilinirdi. Sosyal medya ile hiç işi olmayan Cem içinse arkadaşlarının bağımlılığını anlamak mümkün değildi. O gün Cem gibi düşünen Kader'in ortaya attığı teklif ise gençlerin sınırlarını zorlayacak cinstendi. Birlikte ama ellerindeki cep telefonuna bakan gençlerin meydan okuma konusuydu bir haftalık digital sessizlik. Yani bütün sosyal medya hesapları askıya alınacak, teknolojik aletler Cem'e teslim edilecek ve her akşam durum değerlendirmesi için Maçka Parkı'nda buluşulacaktı. 

Peki teknolojinin ışıltısı ve gürültüsü olmadan yaşamak mümkün müdür?

"Hayat da böyle işte evladım. Her zaman balık tutmaya gideceksin. Bazı zamanlarda balık tuttum diye sevineceksin, bazı zamanlarda balık tutamadığın için üzüleceksin ama sonuç ne olursa olsun balık tutma düşüncesini aklından çıkarmayıp vazgeçmeyeceksin. Hevesin de umudun da ne olursa olsun yıkılmasın. Bir gün o sonsuz denizden balıklar senin için oltaya dizilecek ve sabrının rızkını alacaksın. Sen yeter ki vazgeçme."

Günler ilerledikçe teknolojinin duyulmayan sesi kendi iç seslerini ortaya çıkardığında aslında arka tarafa attıkları sorunlar ile yüzleşeceklerdir. Gerçek yaşamın ekranlarda değil çevrelerinde geliştiğini fark ederken bakış açılarını da sorgulayacaklardır.

"Belki de gerçek, düşündüğün gibi değildir..."

Eserin günümüzde birçok kişinin bağımlısı olduğu sosyal medyayı beş genç ve çevresi üzerinden sade ve kendisine has diliyle anlatması sayfaların su gibi akmasını sağlamış bana göre. Yedi günlük bir meydan okumanın hayatlarının belki de en önemli parçası olan sosyal medyanın etkisine şahit olurken okuyucu da kendi hayatını düşünecektir. Günümüzde sosyal medyanın birçok alanda olması ve bazen işleri kolaylaştırdığı bir gerçek. Ancak asıl önemli olan insanlar onun kölesi midir?

Bu eserde sosyal medyanın insan üzerindeki toplumsal, bireysel ve psikolojik etkilerini beş genç üzerinden irdelerken yazarın gün geçtikçe beş gencin bu meydan okumada yaşadıklarını incelelike sunması çok hoşuma gitti.

Farkındalık kazanmak için bu esere bir şans vermenizi öneririm.

You Might Also Like

0 yorum