Pınar Kür Asılacak Kadın
10:00:00Yasaklanan veya sansürlenen her eser, okuyucuyu sorgulatırken aynı zamanda da bir kesimi eleştirir. Kitapların ana amaçlarından birisi de bu değil midir?
Asılacak Kadın da yasaklanan eserlerden sadece birisi. Üstelik yasaklanma nedeni ise müstehcenlik suçlamaları. Gerçeklerin tüm çıplaklığı ile ele alınması kimisine müstehcenlik olarak yansıtılsa da bu eserin ana noktası Melek'e yapılanlar ve toplumun bu duruma karşı sessiz kalmasıdır. İşte Pınar Kür 1970'lerde kendisine has kalemi ile hakikatı ayrıntıları ile gösterir okuyucuya. Özellikle Melek'in yaşadıklarını...
"Düşünce özgürlüğünü bir kavram olarak bile ortadan kaldırmanın en iyi yolu, düşünmeyi bilmeyen kuşaklar yetiştirmektir."
Eserin başlangıcı bir cinayet haberi.. Bu haberin ardından ise mahkeme salonunda yankılanan kırılan bir kalem.. İlk bölüm savcının ağzından aktarılıyor, kadınlardan nefret eden ve geçmişinde yaşadıklarını ruhunda yeşerterek kendince hayattan -özellikle kadınlardan- intikam alan birisi. Melek'in karara ses çıkarmamasının kendisinde yarattığı etki ile geçmişine doğru da adım atan bir savcının ataerkil zihniyetine tanık olacak okuyucu.
Eserin ikinci bölümü ise Melek'in yaşadıkları.. Kimsesizliğinin kurbanı, her denileni yapmak zorunda kalan Melek'in derin hikayesi. Üvey babası tarafından zengin yaşlı kadına bakıcılık yapmak için yalıya gönderilen Melek'in, yaşlı kadın öldükten sonra sapkın düşüncelere sahip yaşlı oğlu Hüsrev ile zorla evlenmesi sonucunda yıllarca uğradığı istismarları okurken ruhunun derinliklerinde bir sızı hissedecek okuyucu. Belki Yalçın gibi onu kurtarmak isteyecek okuyucu bu durumdan, peki Melek'in kurtulması Yalçın'ın sandığı kadar kolay mı?
Eserin üçüncü bölümü Yalçın'ın ağzından yazılmış. Yalıdaki geçmişinden ve Melek'in yıllar ilerledikçe onda bıraktığı hisleri aktarırken gerçeği öğrendiğinde ve herkesin bu gerçeği sessizlikle kabul etmesine kendince isyan bayrağı çeker. Melek'e duyduğu hisler belki bir kahramanlık isteği belki de bir başkaldırı. Ancak onu kurtaran kişinin kendisi olacağını kafasına koymuştur. Peki Melek'i kurtarmak kolay mıdır?
Adaletsiz bir toplumun kendisini savunurken delilleri yok edip en masumu öne atmasını çarpıcı bir gerçek yaşam hikayesi ile sunmuş okuyucuya Pınar Kür. Ezen, ezilen ve kurtarıcı üçgenini en ince ayrıntısına kadar kaleme alırken okuyucuya adalet ve toplum kavramlarını da düşündürtüyor. Peki toplumu toplum yapan birey değil midir?
Eserin yasaklanmasından dolayı Pınar Kür'ün 1988 yılında İstanbul İkinci Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunduğu savunmanın da yer alması kitabın derinliğini gözler önüne seriyor.
Kadın, erkek, birey ve toplum üzerine yazılmış bu romanı herkesin günümüzde yaşananları göz önünde bulundurarak okumasını tavsiye ederim.

0 yorum