Samipaşazade Sezai Sergüzeşt
22:03:00Sayfa sayısı az olsa bile derin bir eser Sergüzeşt. Yazıldığı dönem düşündülüğünde birçok kişinin şahit olduğu hatta dile getirmediği bir konu hakkında kaleme alınmış: İnsan Ticareti. Özgürlük ve esaret kavramlarını incelikle nakış gibi işlenerek dönemin toplumsal yapısını tüm gerçekliği ile okuyucuya sunar yazar.
Farsça macera veya serüven anlamına gelen Sergüzeşt, Dilber'in küçük yaşta Kafkasya'dan esir olarak İstanbul'a getirilip satılması ile başlıyor. Satıldığı yerde gördüğü eziyetler ve sınıf ayrımını yüreğinin derinliklerine hissetse de o konaktan kurtulmak için elinden geleni yapsa da köleliğinin sonucu olarak geri dönmek zorunda kalır. Çünkü onun kendi hayatı üzerinde hiçbir hakkı olmadığı bir kağıt üzerinde satıldığında küçük yaşta Dilber'e gösterilmiştir.
"Fakat hiç ağlamıyordu. Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvettin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o kuvvetin de mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerini alan dokunaklı bir sessizlik en şiddetli acıyla dökülen gözyaşlarından daha yürek sızlatıcıdır."

0 yorum