Nermin Kılıçman Erkekler Başka Sever

Bana göre bir eser yazarken en zor olan kısımlardan biri, karşı cinsin düşüncelerini yazmaktır. Nermin Kılıçman da bu eserinde bunu yaparak riske girmiştir. Bu riskten başarıyla çıkarak kendini kanıtladığını düşünüyorum.

Akın'ın düşünceleriyle okuduğumuz bu romanda, benim bakmadığım bir bakışla anlatmış yazar.

"Neden kitabın ismi 'Erkekler Başka Sever'?
Çünkü başka seviyorsunuz.
Nasıl yani? Kadınlar nasıl seviyor ki biz başka seviyoruz?
Biz kalbimizle seviyoruz, siz aklınız ve mantığınızla.
Aşkın akılla, mantıkla ne ilgisi var?
Bir söz vardır, hiç duydun mu bilmem.'Sevmek için mangal gibi yürek gerek' derler. Ben hiç, sevmek için mangal gibi akıl, mangal gibi mantık gerekir dendiğini duymadım. Biz kadınlar, yüreğimizle sevdiğimizden, sevgimiz uğruna her şeyi yapar, yakar yıkarız. Bir erkeğe aşık olduysak, onun için yapamayacağımız çok az şey vardır. Mesela, evladımızdan vazgeçmek gibi ki; bunu yapan kadınlar bile var. Ama siz, aklınızla sevdiğiniz için, mantıklı hareket edersiniz. Mantığınıza ters düşen, aklınıza yatmayan şeyler yapmazsınız, ne kadar severseniz sevin.
Bütün erkekleri veya kadınları aynı kefeye koyamazsın ama.
Haklısın. Hepsi aynı olmayabilir. Fakat bilirsin ki istisnalar kaideyi bozmaz. Genelden bahsediyorum.
Tek farkımız bu mu yani? Biz akıldan seviyoruz?
 Hayır, değil. Erkekler sorumluluk duygusuyla seviyor aynı zamanda; biz ise sorumsuzca. Aslında bu; biraz da yetiştiriliş tarzımızdan, kültürümüzden kaynaklanıyor.Çünkü daha bebeklikten, bize öğretilen bazı şeyler var. Erkek çocuk hep, omuzlarına bir sorumluluk yüklenerek büyütülüyor. 'Sen erkeksin, sen abisin, sen babasın... Ailenin, kardeşinin,annenin... Bakımından, gözetiminden, korumasından sen sorumlusun.' İşte bu öğretilerle büyütülünce, erkek, doğal olarak sevme, aşık olma şekline de yansıtıyor bu öğretileri."

Akın her sene yaptığı gibi eylül ayında Köyceğiz'in sessizliğine dalıp giderek kötü giden evliliğini unutmaya çalışır. Çay bahçesinde oturmuş çay içerken bir kadının denize bakarak defterine bir şeyler yazdığını fark eder. İlk başta onun yabancılara benzetir fakat kadın kalkarken kaşını patlatır ve garsonun 'Derya Hoca' diye yanına gelmesiyle onun Türk olduğunu anlar.

Artık hayatı Derya ve oğlu Bora oldu. Ona aşık olduğunda artık onsuz yapamayacağını anlar. 

Derya'nın mesleği yazarlıktır. Ve biz de Akın ile onun Erkekler Başka Sever adlı öyküsünü okuyoruz. Bizi ilk bir şiir karşılar.

AŞK ve ben bir seyahate çıkmaya kara verdik.
AŞK dedi ki 'GÜVEN olmadan olmaz!' 
Onu da aldık yanımıza.
'SADAKAT olmadan çıkmam yola' dedi GÜVEN bu defa.
Ben ve AŞK hak verdik, SADAKATİ de kattık aramıza,
düştük yola.

Başlarda her şey çok güzeldi.
Çok iyi anlaşıyorduk AŞK, GÜVEN, SADAKAT ve BEN
Ne kadar iyi anlaştığımızı görünce, 
Koşa koşa MUTLULUK geldi yanımıza.
YALNIZLIK hasedinden çatlıyordu bu arada.

Yolumuzda zorluklar da vardı.
Güzelliklerde.
SADAKAT uyardı beni:
'Ben, bana kıymet verilsin isterim!'
Ama güzellikler gözümü öylesine boyadı ki
Bilemedim SADAKAT in kıymetini
ilk o terk etti beni.
Ardından GÜVEN!'SADAKAT'in olmadığı yerde benim
işim yok!' dedi ve gitti.

AŞK bir süre daha direndi
eşlik etti, birlikte çıktığımız bu yolculuğumuzda bana.
sonunda dayanamadı, isyan etti
'Maddem SADAKAT'i ve GÜVEN'i terk edecektin
Neden çıktın benimle bu yola?'

'Sende mi gideceksin?' diye
Nemli gözlerle baktım MUTLULUK'a
'Üzgünüm' dedi MUTLULUK. 'onlar yoksa bende yokum!'
ve yalnızlık çıktı saklandığı yerden,
Göz kırptı.
'Sonunda kaldık mı yine baş başa!'
'Sadakatin olmadığı yerde, yalnızlık ve pişmanlık vardır.'

Beş tane öyküden oluşan bu kitabın ilk öyküsü 'Sevgi'. Hasan ve Sevgi'nin mutsuz biten aşkını anlatır. Hasan annesinin istediği kişiyle evlenir. Bir gün lokantasına Sevgi iş aramaya gelir. Fakat üstü başı perişandır. Hasan bu duruma dayanamaz ve onu takip ederek evini öğrenir. Onun evine bakarken Sevgi'nin kocasıyla karşılaşır ve Sevgi'ye soramadıklarını ona sorar. Onun kıyamadığı Sevgi ne hale gelmiştir...

İkinci öykü 'Kadife Sesli Adam'. Beste, Özgür ile kötü giden ilişkisinden dolayı sahilde, kendini ne zaman kötü hissetse gittiği yerde, oturur ve ağlamaya başlar. Bu sırada yağmur yağar ve Kadife Sesli çocuk ona ıslanacağını ve kulübeye gelmesini söyler. Yağmur dinince eve gider ve Özgür'ü ara fakat telefonu bir kadın açar ve Beste evi dağıtır ve eşyalarını toplayarak gider. Yine o yerdedir. Kadife Sesli çocuk (Aral) ona geçmişini anlatır. Zengin aile çocuğu, o akşam senin bu akşam senin gezen Aral, bir bir kadınla beraber olur fakat sabah kadın çoktan gitmiştir. Aşık olduğu kız.. Üç yıl sonra onu bulduğunda bir çocuğu olmuştur ve sabah gitmesinin nedenini bir sürü kadının onu araması ve en sonunda annesinin 'Yine Başka Kadın' demesiyle gururuna yediremeyip gittiğini söyler. O günden sonra Aral bu kulübede yaşar ve ağlamasını gizleyen bu kıza aşık olur.

Üçüncü Öykü 'Mete'. Mete evli ve yalnız bir adamdır. Bir gün arabasıyla giderken kaza yapar ve Derin'in arabasına çarpar. Onu gördüğünde hayatının değiştiğini hisseder. Fakat ne zaman Derin onu ailesiyle tanıştırmak istediğinde bir diyecekken Derin onu susturur ve gider. Mesaj atarak evli olduğunu anladığını ve ona bakarak onu terk edemediğini söyler. Artık Mete yine yalnızdır.

Dördüncü Öykü 'Aşk Her Şeyi Affeder Mi?' Mustafa 29 yaşında iyi para kazanan ama kimseye güvenmeyen biridir. Çünkü hayatının aşkı Sahra onu en iyi arkadaşı Tunç'la aldatır. Yıllar sonra Sahra'nın çok ağır bir kaza geçirdiğini ve Mustafa'yı çağırdığını öğrenir. Mustafa koşarak hastaneye gider ve Sahra ondan özür dilemektedir. Mustafa da onu affeder.

Beşinci Öykü 'Kuru Kafa'. Yasemin hastaneden randevu alırken biri onu üzerine hapşırır ve o da hasta olmaktan korktuğu için hemen tuvalete koşar. İki gün sonra artık Yasemin grip olmuştur ve yine randevu almak için hastaneye gelir. Fakat o adam yani Kuru Kafa ona adıyla seslenerek yanına gelir. O da şoktan Kuru Kafa diye bağırır, Adam güler ve kendini tanıtır. Ve elini hiç bırakmamak üzere Çınar, Yasemin'in elini sıkar.

Derya iki tane zor ilişkilerden geçtiği için kendi hayatından bahsetmekten hoşlanmaz. Fakat Akın bu kadına aşık olmaya başlamıştır ve onsuz olmak istememektedir. Bir kaç gün sonra ona açılır. ve ona sarılarak uyur. 

Sabah kalktığında mutlu bir şekilde kahvaltı hazırlarken, Karısı arar ve Bora'nın ameliyata alındığını söyler o da aceleyle evden çıkar ve oğlunun yanına gider.

Derya evini satılığa çıkarmaya karar verdiğini, Akın bunu çay bahçesindeki garsondan (Melih'ten) öğrenir. Derya Akın'a mektup yazar. Onu sevgisine inandığını, iki umutsuz ilişkisinden sonra kendisine söz verdiğini ve bu sözü tutacağını söyler. Onunla birlikte olamayacağını evliliğini iyileştirmesini söyler.

Ama Akın Derya'ya aşık olmuştur. Karısının tüm tehditlerine rağmen boşanır ve bir yıl boyunca onu aramaya başlar.

Derya yeni kitabını için bir kitapçı da imza günü yapacaktır ve bu günü ve bu imzanın olacağı yeri ona en iyi arkadaşı Yusuf haber vermiştir. Artık, Akın Derya'yı bulmuştur.

"Hayat, beklenmedik sürprizlerle doludur..."

"Kıvırmaya, sahte kibarlık gösterilerine gerek yok bence. İnsan düşüncesini açıkça söyleyebilmeli..."

"Saçma olduğunu bilmek, hissettiklerimi değiştirmiyordu."

"Geceleri uyku tutmayınca okumak iyi oluyor."

"Kitabın kapağı ve ismi önemlidir. Fakat bazen yanıltıcı olabilir. Tıpkı insanlar gibi."

"Yazarken huzur bulurum. Tüm sorunlarımdan, stresinden uzaklaşırım."

"Vücudun görünen yerlerindeki izler ne kadar kalıcı olurlarsa olsunlar, kalpteki izler kadar acı vermiyorlar..."

"Minnet çok ağır bir duygudur ve bedelini ödemezsem o ağırlığın altında ezilirim."

"Konuşurken göz teması kurmayı çok önemserim ve sohbet ettiğim kişinin mimiklerini, tepkilerini görmek isterim. O yüzden yan yana değil de karşılıklı oturmayı tercih ederim."

"Bazen sonunu düşünmeden hareket eder, karşımızdaki ümitlenir mi, beklenti içine girer mi diye hesap etmeden konuşuruz."

"Bence hayat tezatlarıyla güzel... Mutsuzluk olmasa mutluluğun kıymetini bilir miydi hiçbir insan? Süreklilik arz eden her şey insanoğlunu sıkar. Her anın mutlu geçse, hiç acı çekmemiş olsan, acı çekmenin, mutsuzluğun ne demek olduğunu bilmesen; mutlu olmanın, güzel anlarının kıymetini bilir miydin sanıyorsun? Kötüler olmasa, iyilerin değeri anlaşılır mıydı?"




Hiç yorum yok:

Tema resimleri nicolas_ tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.