Barlas Özarıkça Maskeli Timsahlar Kongresi

21:32:00


Yoruma başlamadan önce yazarın kendisine has bir dili olduğunu belirtmem gerekiyor. Öykülerin içerisine yerleştirdiği bireysel eleştirileri karakterler üzerinden aktarırken kendinizi başka bir diyarda hissetmenizi sağlamış. Karakterlerin yaptığı eylemler veya düşünceleri arasında dolaşırken yaşamın ne olduğunu da sorguluyoruz. 

Kitabın başında kendi hayatını anlattığı bölümde birçok usta edebiyatçıyı tanıdığını da dile getirmiştir. Bu yüzden kalemini daha da merak ederek sayfaları çevirdim.

"Hayatı yaşamının bin bir çeşit renkleri, gidişleri vardır ve her farklı yaşayış seni farklı sen yapar. Hangisinin, en doğrusunun nerede, nasıl sonuçlar vereceğini bilemeyiz. Deniz kenarında, çölde, dağda, zamanda başkadır. Al sana merak, yürüyüş, ilerleyiş, kuşku, serüven! Ama her canlı her yerde ihtiyaçlarına göre değişir."

Bazı anlarda hayallerin içerisindeyken, hayal ve gerçek kavramını karıştırarak öykülerinde gerçekliğin öznel olduğu vurgusunu yapıyor yazar. Bu vurgu ile okuyucuyu düşündürürken karakterlerin yaptığı eylemlerin etkisini de göstermek istiyor.

"İnsan kendi iradesini kullanmak, özerklik duygusunu yaşamak isteyen varlıktır."

İçerisinde 12 öykünün bulunduğu bu eserde yazar, her bir tecrübenin her insan için farklı olduğuna dem vurmuş. Okuyucuyu öykülerin içerisine doğru sürüklerken bazen toplumun kalıplarından sıyrılan karakterin düşüncelerine tanık olacaksınız. Bu tanıklık sizi bireysel yaşamın izlerini takip etmenize yardımcı olacak.

"Kimse kimseyi bilemez oysa. Herkes tecrübelerini kendisi yaşar."

Yazar aynı zamanda ölümün karakterlerin düşünceleri ve yaşamı üzerindeki etkisini de öykülerinde işlemiş. Bunu yaparken bazı yerlerde ironi ve hiciv sanatını kullanmış. Bu sayede okuyucuyu yaşanılanları kafasında canlandırmasında yardımcı olmuş. 
Bir insanın ölümünü geriye kalanlar bilir. 

"Zamanla çürür domatesler, sırıklar kalır. İnsan er geç iki büklüm olur. Yaşamaya daha fazla diretirse zamanla her şeyi unutur. Hafızası güçlü olan topraktır, hepimizi içine alır, hepimizi hatırlar. Toprak hepimizin anısıyla baharlarda yeniden canlanır. Çünkü tahtadan başka bir şey değildir sırık artık, kalmaya zorlanır, çıt diye kırılır."

Bana göre bu eseri sindirerek ve düşünerek okumalısınız.

You Might Also Like

0 yorum