Jane Austen Aşk Ve Gurur (Gurur ve Önyargı)

Jane Austen'in eserlerini okurken basit bir konusu olan bir eseri bile kalemi sayesinde mükemmelleştiren bir yetenek olarak görüyorum onu. Özellikle de eserlerindeki karakterler ve o karakterleri o döneme ve o konuya işleyişi sanki bir nakış gibi akıp gidiyor.

Eğer klasik okumak istiyorum ama ne ile başlayacağımı bilmiyorum diyorsanız Jane Austen'in her kitabını okuyabilirsiniz. Dili diğer klasiklere göre daha anlaşılır.

Aslında kitabın adını Aşk ve Gurur olarak biliyoruz. Aşk Elizabeth karakterini; Gurur ise Darcy karakterini simgeler. Ancak kitabın orijinal ismi Pride And Prejudice yani Gurur Ve Önyargı'dır. Buradan da anlaşılacağı gibi Elizabeth Önyargıyı simgelemektedir.

Mutsuz biten bir aşka sahip olan Jane Austen'ın kendi mutsuz sonuna inat her kitabını mutlu sonla bitirdiği söylenir.(Jane Austen'in hayatını konu alan bir film vardır ismi Becoming Jane. Benim Jane Austen ile tanışmam bu film sayesinde olmuştur.) Aynı zamanda Aşk ve Gurur'da kendi aşkından izler olduğu düşünülmektedir.

Bennet ailesi Mr. ve Mrs. Bennet ve kızları Lydia, Mary, Kitty, Elizabeth ve Jane Bennet'tan oluşan yedi kişilik bir ailedir. Dar görüşlü ve sığ bir insan olan Mrs. Bennet'ın hayattaki en büyük amacı kızlarını zengin ve nüfuzlu birer adamla evlendirmektir. Mr. Bennet ise karısının tüm sığlığına karşılık çok akıllı ve düzgün bir beyefendidir. Kitty ve Lydia balodan davete gezerek tam da annelerinin istediği gibi erkeklerle gönül eğlendirmektedirler. Mary oldukça içine kapanık, sürekli kitap okuyan bir kızdır. En büyük kız kardeş olan Jane aralarında en güzel ve en alçakgönüllü, en iyi huylu olandır. Ana karakterimiz Elizabeth ise babası gibi oldukça akıllı, nasıl davranılacağını bilen, ablası kadar olmasa da oldukça güzel bir kızdır.

Her şey, zengin ve genç bir adam olan Charles Bingley'in, Bennett ailesinin yaşadığı yerin yakınındaki bir malikaneyi kiralamasıyla başlar. Mrs. Bennett bu duruma oldukça heyecanlanır, zira bu beyefendinin kızlarından birini beğenme olasılığı oldukça yüksektir. Hemen genç beyefendiyi ziyarete gitmesi konusunda kocasına baskı yapmaya başlar. Bu sayede bir dahaki sefere Bingley'i kendi evlerine davet edebilecektir.

Mr. Bingley'nin taşınmasından sonra civarda verilen bir baloda Bingley, Jane'den çok etkilenir. Ancak kendisinden daha seçkin ve yakışıklı fakat aynı derecede de ukala olan Bay Fitzwilliam Darcy´nin kendisini bu taşralı orta sınıf insanlarla aynı kefeye koyma niyeti yoktur. Öyle ki, Bingley kendisine Elizabeth ile dans etmesini önerir.  Fakat  Darcy  şu sözleri söyler "Hoş bir kız, ama beni cezbedecek kadar değil. Ayrıca başka erkeklerin reddettiği genç kızları eğlendirecek havamda değilim." O sırada Darcy'nin arkasında ona yakın bir yerde olan Elizabeth bu sözleri duyar ve çok öfkelenir.

Bay Bingley´in zengin ama kibirli kız kardeşinden gelen bir davet üzerine Bayan Bennett´ın aklına parlak bir fikir gelir. Kızı Jane´i bardaktan boşanırcasına yağan yağmura karşın at sırtında Bingley´in köşküne yollamaya karar verir. Böylelikle Jane geceyi orada geçirme fırsatını bulacaktır.

Fakat, olaylar Bayan Bennett´ın düşündüğünden farklı gelişir. Jane hasta olup yatağa düşer. Bunu duyan Elizabeth soluğu ablasının yanında alır. Bingley´lerin köşkünde bulunan Bay Darcy, Elizabeth´i yakından tanıdıkça bu kızı sevimli ve zeki bulmaya başlar. Darcy´nin bu beklenmedik ilgisi ise Elizabeth´i şaşırtıp heyecanlandırır.

Kasabaya askerlerin gelişiyle beraber Elizabeth´in ilgisi, enerjik ve gösterişli Bay Wickham üzerinde yoğunlaşır. İkisi arasında hızla gerçekleşen yakınlaşmalarından birisinde Bay Wickham, genç kıza açılarak Darcy ile ilgili kötü anıları olduğunu ve kendisine büyük haksızlık yapıldığını anlatır.


Bu arada Bennett ailesine beklenmedik bir misafir gelir. Bennet´ların akrabası olan ve Bay Bennett öldükten sonra malikaneyi miras olarak alacak olan kuzenleri Bay Collins, Bennett kardeşlerden biriyle evlenmek niyetinde olduğunu açıklar. Aklında Jane vardır. Ancak Bayan Bennett´ın Jane´nin nişanlanacağını söylemesi üzerine dikkatini Elizabeth´e yoğunlaştırır.

Bu iki kardeşin kaderi Netherfield´deki baloda şekillenecektir. Bay Wickham´ın yokluğundan dolayı üzüntü duyan Elizabeth, bu konuda Bay Darcy´i suçlar ve gecenin geri kalanı da Bennett ailesi için tam bir fiyasko olur. Balonun hemen sonrasında ise Bingley ailesi, arkalarında kalbi kırık Jane ile kızgın Elizabeth'i bırakarak, Londra´ya dönerler. Hazır bu karmaşık ortam varken, Elizabeth de Bay Collins´in evlenme teklifini reddeder. Ancak sonrasında çok şaşıracağı bir olay olur: En yakın arkadaşı Charlotte Lucas, Bay Collins ile evlenmeyi kabul etmiştir.

Bir zaman sonra Elizabeth yeni evli çifti ziyaret etmeye gittiğinde Bay Collins´in hayırsever bir arkadaşı olan Lady Catherine de Bourgh ile tanışır. Lady Catherine iki genç adamla gönül eğlendirmektedir ki, bunlardan biri Elizabeth´e olan aşkını tutkulu bir şekilde dile getiren Bay Darcy´nin ta kendisidir. Elizabeth ise genç adamı hem Jane´nin mutluluğunu mahvetmekle, hem de Bay Wickham´a yaptığı haksızlıklardan dolayı suçlar ve onu reddeder. Ayrılıklarından sonra Darcy, olaylara farklı açıdan bakmasını sağlamak için Elizabeth´e Wickham´ın ihanetini anlatan bir mektup yollar.

Eve döndüğünde Elizabeth, kız kardeşi Lydia´nın Brighton´daki özel geceye davet edildiğini öğrenir. Askerlerin dönüşünün kutlanacağı bu geceye Lydia´nın da katılacak olması karşısında kardeşi adına telaşa kapılmıştır. Ancak babası Bay Bennett onun bu yersiz telaşına sadece gülüp geçer.

Elizabeth, amcası ve halasıyla beraber Peak District´te kısa bir yolculuğa çıkar. Amcası ile halasının, Bay Darcy´nin Pemberley´deki görkemli malikanesini ziyaret etme ısrarları süredursun, Elizabeth çoktan Darcy ile karşılaşmış ve adamın sıcak karşılamasının etkisi altına girmiştir.

Tam ikisi de birbirlerini anlayıp bir karara varacakları sırada beklenmedik bir aile skandalı çıkar. Lydia Bay Wickham ile kaçar. Bu endişeli bekleyiş, gelen evlilik haberi ile mutluluğa dönüşür. Lydia ile Wickham sevinç içinde eve dönerler ve Lydia tüm evlilik işlemlerinin Bay Darcy tarafından karşılandığını ağzından kaçırır.

Bu noktada, belki çok geç olsa da, Elizabeth Darcy´i ne kadar çok sevdiğini anlar. Bingley´in yanında Darcy ile birlikte malikaneye geri dönüşü, Elizabeth ile Darcy´nin geçmişteki gurur ve önyargılarını gözden geçirmelerine ve güzel bir geleceğe adım atmalarına imkan verir.


'Kadınlar çok zaman gördükleri hayranlığı gözlerinde büyütürler.
Zaten erkeklerin de istediği budur.''


"Düşüncelerim öyle hızlı akıyor ki onları toparlayacak zaman bulamıyorum; öyle olunca da okuyanlar anlamakta güçlük çekiyor."

"Sen bana, gerçekten sevilmeye değer bir kadının sevgisini kazanabilmek için daha başka erdemlere sahip olmam gerektiğini öğrettin."

"Güzel bir kadının yüzündeki bir çift güzel gözün insana ne kadar büyük bir zevk verebileceğini düşünüyordum. "

"Gerçekten dostum olanlar için yapmayacağım şey yoktur.İnsanları yarım sevmek gibi bir huy doğamda yok."

"Kibir ve gurur, tamamen farklı şeyler, halbuki bu iki kelime genelde eş anlamlı kullanılır. Bir insan kibirli olmadan da gururlu olabilir. Gurur, insanın kendisiyle ilgili, kibirse başkalarının bizimle ilgili görüşleriyle alakalıdır."

"Şu hayatta gerçekten sevdiğim çok az insan var emin ol, hakkında iyi şeyler düşündüklerim de bir o kadar az. Dünyayı ne kadar yakından tanırsam o kadar çok tiksiniyorum."

Ama şu da bir gerçek ki, hepimizin insan olarak birtakım eksiklikleri vardır.

"...eline bir kitap aldı mı,zamanın nasıl geçtiğini fark etmezdi."

"Kurnazlığa yaklaşan her şey iğrençtir bence."



Hiç yorum yok:

Tema resimleri nicolas_ tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.