Alexandr Puşkin Öyküler

Rus edebiyatı, özellikle de Çar dönemindeki Rusya'da, realizm akımıyla yazılmış bir çok eser bulunmaktadır. Puşkin'in eserlerinde de realizm akımları bulunur. Aslında şiirleriyle ünlemiş olan Puşkin'in öykülerinden bahsedeceğim bu yazımda.

Okuduğum kitapta altı tane öyküsü yer almaktadır. Eğer Rus Edebiyatından eser okumak istiyorum ama ne ile başlayacağınızı bilmiyorsanız bu eserle başlayabilirsiniz.

İlk öykünün adı Maça Kızı. Bu öykü 19.yüzyılda şehirde yaşayan insanların hayatlarından bir kesit sunuyor bize Puşkin. Hırsın, açgözlülüğün, ünün, kinin sizi esir aldığında gözünüze inen perde ile hırsınız gücü ile önünüzde bulunan her engel ile ne yapılması gerekirse onu yapmaya hazırsınızdır. Bu engellerden kurtulmak için yapılması gerekenler sizin hayatınızı etkilese bile hiç önemli olmaz. Tıpkı bu öyküdeki asker olan Hermann!ın gözünü büyülemiş olan para hırsıyla yapamayacağı hiçbir şey olmaması gibi.. Şehirdeki hayatta iskambil oynayan nazik subaylar, maskeli balolar, güzel kontesler ile yaşamlarını sürdürürken, Hermann ise zengin olmanın peşinden gider. Zengin olmak için yaşlı Kontes'in evine gizlice girer. Briçten nasıl zengin olması gerektiğini öğrenmeye çalışırken Kontes korkudan ölür. O önemli üç kartın ne olduğunu öğrendiğinde gidip oyun oynar. Kazanmaya başlarken bir anda daha fazla daha fazla diye kendini tekrarlarken kazandığı paraları da kaybeder. Tabi bu hırs onun akıl hastanesine yatmasıyla son bulur. Orada bile hala "Üçlü, Yedili, as!" diye bağırırken orada ölmeye mahkumdur.

"Yabancının ekmeği acıdır ve merdiveninden çıkmak güçtür."

İkinci öykünün ismi Acemi Bir Köylü Kızıdır. Bu hikaye Rusya'nın uzak eyaletlerinden birinde geçmektedir. İki komşu birbirine düşman bir şekilde günlerini geçirir. Biri İngilizlere özenirken diğeri de bu duruma sinirlenir ve birbirleri ile konuşamamayı tercih ederek yaşamlarını devam ettirirler. Bu durum böyle devam ederken Berestoff'un oğlu gelmiştir ve komşusunun kızı ise onu çok merak etmiştir. Fakat kimliğinin bilinmesini istemeyerek onunla tanışmaya karar verir. Tabi tanıştıktan sonra hem kız hem de oğlan birbirine aşık olmuştur. Bundan sonraki yaşanan olaylar anlatılmaktadır.

"Ama gençlik kaçamaklarımıza eşlik eden o korku onların en hoş yani değil midir?"

"İrade özgürdür ve yol herkese açıktır."

Üçüncü öykümüzün ismi Atış'tır. N.. kasabasında asker olan bir subayın anılarını okuyoruz. Tabi bu anıların en çarpıcı yani Silvio'nun geçmişte yaşadığı düello ve bunun intikamı ile yanıp tutuşmasıdır. Mektup geldiğinde düşmanın evlendiğini öğrenir ve onu öldürmeye gider.

"Gençlerin bağışlayacakları en son şey cesaretsizliktir. Gençler cesareti bütün insan erdemlerinin en başta geleni ve her kusurun mazereti olarak görürler."

Dördüncü öykü Kar Fırtınasıdır. Kar Fırtınası yüzünden bir araya gelemeyen iki kişinin hayatını anlatmaktadır. Marya Gavriovna çok zengindir ancak sevdiği adamı ailesi onaylamadığı için kaçarak evlenmeye karar verirler. Ancak Kar Fırtınası yüzünden Vlandir kiliseye gelemez. Ve kız bir anda kendini başkası ile evlenirken bulur. Bu olaylardan sonra kız hastalanır. Kendine gelemez.

Beşinci öykünün ismi Menzil Müdürü'dür. Menzil Müdürü yaptığı bir hatadan dolayı çok sevdiği kızını kaybeder ve bu hüsran ile hayatına veda eder.

"Ama yine de adil olalım; kendimizi onların yerine koyalım. Belki o zaman onları daha bir hoşgörüyle yargılayabiliriz."


Son öykünün adı Tabutçu. Adrian sadece işini yapan bir tabutçudur ve kızlarına bile kötü davranır. Alman komşuları onları yemeğe çağırmasıyla hikaye başlar.







Hiç yorum yok:

Tema resimleri nicolas_ tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.