Ezgi Durmuş Ya Da Biz Masal Olsak

Küçükken annem beni uyutmadan önce bana masal anlatırdı. Tabi anlattığı masallar bitince kendisi uydurmaya başlardı. Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde bir Fulden varmış diye başlardı. Tabi bilmiş ben hemen atlar sen masal anlatmıyorsun beni anlatıyorsun diye.

Bu kitabı okurken aklımın bir köşelerinde bu anım canlandı. Yüzümde oluşan tebessüm ile okudum bu kitabı bir günde. Masalsız büyüyen çocuklara inat her yerde bağıra çağıra masal anlatmak lazım.

Nehir geçmişinde yaşadıklarından sonra kendini eve kapatır. Bir blog oluşturur ve orada yazılar yazmaya başlar. Bu blog sayesinde hayatının aşkı Hakan ile tanışır. Hakan'ın en nefret ettiği şey ise yalandır. Tabi Nehir ilişkilerinin en başında yalan söylemiştir. Bu yalanın çıkmamasını umarak susar. Hani derler ya yalancının mumu yatsıya kadardır diye, o misal Hakan ile İstanbul'da ev bakacakları gün yalanı da ortaya çıkınca Hakan ve Nehir'in ilişkisi de çıkmaza girer.

Hakan bu yalanı affetmeye çalışırken Ankara'ya giderken Nehir bir yalan söyleyince ilişkileri artık geriye dönülmeyecek yollara girmiştir. Tabi bu durum Nehir'in ataklarının yeniden başlamasına neden olur. Ankara'ya giderken otobüste tanıştığı Aziz Bey'in yürüttüğü Geçmişi Şifalandırma Semineri'ne katılmaya karar verir. Çünkü bir kişinin başkasını affedebilmesi için ilk başta kendini affetmesi gerekir. Geçmişi ve hatalarıyla...

Kendisini affettiğinden ise hayatına devam etmeye başladı. Hakan üzülmesin diye onu aramamaya başladı. Fakat hayat sürprizlerle doluydu. Ve onun hayatı da asıl şimdi başlayacaktır.

Bu kitabı okurken çoğu satırın altını çizerken buldum kendimi. Okurken beni çocukluğumun masumluğuna ya da şimdiki zamanın acımasızlığına sürükleyip durdu. Sonunda ise gözlerimden mutluluk ya da yaşanmışlıklar aktı. Bana göre bu duyguyu her yazar yansıtamaz. Kendinizden bir parça bulacağınıza eminim.

"Zor zamanlarda- her şeyin kötü gittiği ve daha kötüsü olamaz dediğinde daha da kötüsünün olduğu o zor zamanlardan bahsediyorum- insan tutunabileceği bir yalana ihtiyaç duyar. Bir güce inanmak ister tüm sıkıntılarını devredebileceği. Sığınmaktan başka çaresinin olmadığı bir güç. Bilmediği, bilmeyeceği, bekleyip göreceği bir şey..."

"Zamanla olan hiçbir şey yok, ölen çok şey var ama."

"Anlatacak bir şey lazımdı konuşabilmemiz için. Her şey bunun içindi. Yani ben o günlerde aslında bunlarla meşgul değildim. Barış Bıçakçı gelsin de görsün asıl "bizim" Büyük Çaresizliğimiz'i."

"İlk Gülüşte belki ama, ilk görüşte aşka hiçbir zaman inanmadım. Bence, birinin en azından çayı, kahveyi nasıl içtiğini bilecek kadar tanımalı insan. Ha birde öyle beylik laflar edip büyük konuşmamalı.Hayat biraz kindar, büyük lafları da büyük konuşanları da hiç unutmuyor. Yine de insan işte, büyük konuşuyor, büyük şeyler olsun istiyor; aklı alamayacak, yüreğinden taşacak kadar büyük şeyler yaşasın diliyor. Omurgasından çok umutları tutuyor onu ayakta. İstiyor ki; biriyle kurduğu hayali, bir başkası alsın devam etsin kırıldığı yerden. Ama olmuyor. Nasıl olsun? elbise mi ki bu girdiği bedene "cuk" otursun? Olmuyor."

"Duanın gücü, dileğini gerçekleştirmekten çok, dileğin her ne ise, onun için savaşacak umudu barındırmasından gelir."

"Olayları ve zamanları unuturum, ama ne hissettiğimi hiç unutmam."

"İnsanın korktuğu şeyin ne olduğunu bilmemesi çok zor bir durum. Saf bir korkuyla baş etmek zorundasın. Kaynağı yok. Kaynağını bilsen belki çözüp korkunu bile yeneceksin ama bilmiyorsun, neden korktuğunu bilmiyorsun."

"İnsan bazen konuşmadan da anlaşılabilmek ister."

"Ne yaparsan yap seni bırakmayacağını bildiğin bir insana sahip olmak, insanı hata yapma korkusundan kurtarıp özgürleştiren bir lüks."

"İnsan bazen cevabını bilmediğinden değil, aksine cevabını bilip karşısındakine bir şans daha vermek istediğinden sorar bazı sorunları."

"Oysa ben yaşadıklarımdan pişman olmam, hiç olmadım şimdiye kadar. Yaşayamadıklarımlaydı benim tüm kavgam."

"Bazen sesimizle, bazen kurduğumuz ortak bir hayalle sarılıyorduk birbirimize"

"İnsanlar değişir, olaylar, koşullar değişir. Duygularda değişir zamanla... Ama bir kez aşık olduysanız, gerçekten aşkı hissedebildiyseniz bütün hücrelerinizde, o hayat boyu değişmez işte."

"Her hata, bugünkü doğruları yapmanı sağlayan bir ögretmendir."

2 yorum:

  1. Bu sabah açtım ve okumak istedim blogunu. Kitaplığımın üst köşesine ekleyeceğim bir eserle tanıştırdın beni teşekkür ederim fulden

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ben teşekkür ederim blogumu okumak istediğin için. :)

      Sil

Tema resimleri nicolas_ tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.