Eleanor Moran Aşkım Sana Ait

Tatilde kafanızı dağıtmak için okunabilecek bir kitapla karşınızdayım. Kocasından yeni boşanmış olan Amber'ın hikayesini okuyoruz. Fakat ben Amber'ı pek sevmedim. Çünkü bana göre bir insan kendini ezdirmemeli. Hayata karşı güçlü durmalı ve kendini korumalı.

Amber kendini bir hiç gibi hissederken kendisini Oscar'ın mutfağında çalışırken bulur. Oscar, magazin dergilerinde eski karısı ve kızıyla boy gösteren ünlü bir aşçıdır. Yeni açtığı restorantını bile eski karısıyla yönetir. Amber işte böyle bir durumun içinde kendisini bulur.

Oscar, küfürler savuran ve sinirli biridir. Onun istemediği bir durumla karşılaştığında hemen bağırıp ortalığı devirmeye başlar. Mutfak şartlarında belki de normal bir durum olabilir ama bence her şef böyle değildir. En iyisi için çabalarlar ama sevdiklerine küfürler savurduğunu düşünmüyorum.

Tabi bizim Amber da bu adama aşık olduğunu düşünür. Onu her gördüğünde karizmasına tutulur. Bir gün balıklarla uğraşırken (Ona balıkçı kız adını takmıştır.) restroranta çok fazla müşteri gelir ve o da mutfağı yönetmeye başlar. Oscar da onu artık bu göreve terfi ettirir. Tabi odasında bir anda Oscar, Amber'ı öpmeye başlar. Amber kendini geri çekse de bu öpüşmeyi düşünemeden edemez.

Bir gün bir anda Oscar onu odasına çağırır ve yeni açtığı restrorantı hakkındaki olumsuz yazıları okutur. Amber da onu sakinleştirmek için ona sarılır ve onu öpmeye başlar. Birlikte olurlar.

Sevgili olmaya başladıklarında Amber onunla ilgili her şeyi öğrenmek ister. Şöyle düşünebiliriz; eski karısı hala orada ve Amber ve Oscar sevgili. Aslında garip bir durum ve Oscar da sevgili olduklarını herkese duyurmak ister. Amber buna karşı çıksa da bir gün Oscar'ın kızı onları görür ve artık herkes bu ilişkiyi öğrenmiş olur.

Amber bir de bu karmaşa arasında arkadaşı Marsha'nın düğünü için bir yer bulmalıdır. Bu yer de Oscar'ın restorantı olur. Fakat aynı gün Oscar'ın Michelin yıldızı alıp almayacağının yani denetleneceği gün ile aynı güne denk gelince Oscar sinirlenir bağırır çağırır. Amber da arkadaşını kıramaz ve Oscar'ı zar zor ikna eder. Oscar'ın eski karısı işten ayrılıp Oscar'ın düşmanının yanına gidince Amber da tek çare olarak eski eşi Dom'u görmeye gider ve bir günlüğüne restrorantta çalışmasını ister.

Dom da bu teklifi kabul eder ve restorantta hem Marsha'nın nişanı olur hem de Oscar'ı denetlerler. Sonuç olarak Oscar Michelin Yıldızını alamaz ama "şiddetle önerilen" restorant ödülüne layık görülür. Tabi Oscar bu duruma sinirlenir ve Amber'a bağırmaya başlar. "Eğer kızım için karakola gitmeseydim yıldız onun olacaktı. Senin yüzünden oldu." deyince artık son noktasında olan Amber ondan ayrılır. Tabi işten de.

Ailesini ziyaret etmeye gider ve annesiyle ilk defa bu kadar yakınlaşmaya başlar. Babasını aldattığı için onu hep suçladı fakat babasını da dinleyince kendi evliliğine bir şans vermeye kara verdi. Şehre dönüce hemen dom'u aradı ve onunla konuştuğunda onun da aynı fikirde olduğunu, bunu söylemeyi düşündüğünü ancak Oscar ile birlikte olunca vazgeçtiğini söyledi. Her şey açığa çıkınca Dom ve Amber balayına giderler.

Marsha'nın düğününde Amber'ın en iyi arkadaşı Milly düğüne Oscar ile gider. Artık Amber için tek bir kişi vardır. O da Dom..

"Hızla Öğrendiğim tek şey kendine acımanın tehlikeli olduğu ve bu günlerde buna hiç de vakit olmadıydı."

"Kalpten biliyorum ki bir hatanın sorumlusu tek kişi değildir, bir ilişkiyi tek taraflı olarak bitirmek mümkün değildir."

"Hepimizin umuda ihtiyacı var."



Hiç yorum yok:

Tema resimleri nicolas_ tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.