Şehrin Delikanlısı Kutudaki Son Kibrit Çöpü

Emrah'ın hayatını okurken ona hem kızdım hem de ona üzüldüm. Başlarda sıkıldığımı itiraf etmem gerekir. Fakat daha sonra Bahar'a olan aşkı onu biraz anlamamı sağladı. Asıl istediği kendisinin anlaşılmasıydı. Mutlu olmak istiyordu ama hayat ona tokatlar atıp duruyordu.

Kitabın, fazla küfür içerdiğini ve kitapta +18 yaş içeriklerin olduğunu söylemem gerekir. Almak isterseniz bu duruma dikkat edin.

Emrah anne ve babasının tek çocuğu. Aslında ismi Yunus Emre olacakmış fakat akrabalarından biri ondan daha önce doğunca isim onun olmuş. Hayatın mizahı.

Vurdumduymaz amcası 5 yaşında ölünce, babası eskisi gibi olamadı. Emrah'ı hep dövdü. Ne yaparsa yapsın onu döverek cezalandırdı. Dövdüğünde adam olacağını sandı. Ama şiddetin onu daha hırçın yaptığını hiçbir zaman anlamadı. Bu sahneleri okurken tüylerim diken diken oldu.

Emrah, herkesin birbirini tanıdığı mahallelerden birinde oturuyordu. Erkeklerin hepsi kendini üstün görüyor ve kendisinin en iyi olduğunu göstermek için belden aşağıya laf atıyorlardı.

Babasının dayakları, büyüklerin lafları, ergenlik düşünceleriyle liseye geldi Emrah. babası paraya kıyıp onu özel okulda okuttu. Fakat Emrah'ın yaptığı hata onun okuldan kovulmasına neden oldu.

Ceza olarak Trabzon'da çalıştı. Ve artık evden uzakta Ankara'da okuması gerekti. Olanların unutulması gerekir. Bir yıldır Ankara'da okuduktan sonra, çalıştığı lunaparkta bir anda gördüğü kızın peşinden gitti ve onun okuduğu okulda okumaya karar verdi. Tabi bir de bunu babasına söylemesi gerekir. Yine bir dayakla son bulan kavga Emrah'ın istediği gibi oldu ve onun okuluna kayıt oldu.

Artık Emrah başka biri olmaya hazırdır. Emrah aşık oldu Bahar'a. Fakat olaylar bir anda ters köşe gibi hayat yine ortaya çıktı. Bahar üniversiteye gideceği sırada babası öldü ve o da hayata tutunmaya çalışmak için pastane dükkanı açtı.

Emrah her zaman onun yanındaydı ama Bahar'ın durumu Emrah'ın durumu bu ilişkinin başlamasını zorlaştırdı. Bahar'ın annesi tam Emrah'ın üniversite sınavından önce hastalanınca Emrah'ın sınavı kötü geçer ve babası yine dayak atar ve onu çalıştırmaya Azerbaycan'a yollar.

Bu sırada Bahar'a görücü gelir. hayat şartları Bahar'ı bu görücüyü tanımaya iter. Emrah'ı şaşırtan bu kişidir. Çünkü görücü amcasının oğlu olan Cüneyttir.

Bahar ve Cüneyt'in evlenmesi Emrah'ın hayatındaki en büyük ters köşedir. Ailesi ona iyi davranmaya çalışsa da Emrah aşkını unutmakta zorluk çeker.

Emrah üniversiteyi İstanbul'da okumaya karar verir ve ailesinden gizlice oraya gider.

Bahar'da artık Cüneyt'in karısıdır ve hamile olduğunu öğrenen Emrah ilk başta yıkılsa da hayat devam etmektedir.

"İster güzel bir eğlence olsun, ister mutsuz bir gece. Hayatta her şeyin bir bedeli, bir karşılığı vardı."

"İnsanın öz güveni ailede başlıyor.Çocuk ne kadar sıkı kurallarla büyürse, o kadar kendine olan güveni azalıyor.En ufak bir soruyu bile soramıyor sun salak sanırlar seni diye."

"Sen ne kadar çabalarsan çabala, geç kalmayı affetmiyordu. Sen istediğin kadar mücadele et. Doğru zamanda, doğru yerde olmadığın zaman hayat sana tokadını vuruyordu."

Suçu karşı tarafa atmak kolay. Ben kolayı seçmiyorum."

"Günlük tutmak güzel fakat insanlar kaç yaşında olurlarsa olsunlar, o anı yazdıktan sonra  kendi düşüncelerini, yorumlarını da yazarlarsa çok daha iyi olduğunu savunanlardanım. Sadece bir olayı anlatmak kolaydır."

"Geçmişte yaşar, geleceği hayal ederiz..."

"İnsanoğlunun katili sadece zamandır.
Geçen zaman insanı değiştirir.
Geçen zaman insanları öldürür."

"İnsan ömrü bir mum yakıp onu izlemek gibidir. Yavaş yavaş biter. Yavaş yavaş söner. Mum ışığının en kuvvetli anı ilk yakıldığı zamandır. Sonrasında ise yavaştan sönmeye başlar. İşte insanoğlunun da ömrü tıpkı bu kadardır.
Ne bir eksik...
Ne bir fazla..." 



Hiç yorum yok:

Tema resimleri nicolas_ tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.