Cemal Süreya Üvercinka

Güvercin Kanadı kelimelerinden oluşan Üvercinka, İkinci Yeni akımının başlamasına neden olmuştur. İkinci Yeni Akımı şairleri şiirlerinde imgeyi sıkça kullanmışlardır. Edebi Sanatlara yer vermişlerdir. Cemal Süreya ilk kitabı olan Üvercinka'da "Kadın" imgesine daha sık yer vermiştir. Yaşadığı olaylar şiirlerine yansımıştır. Ailesini kaybetmesi, şiirlerini oluşturan ana damarlardan biridir. 1938'de Dersim Olayı sonrasında ailesi Bilecik'e sürgün edildi. Hayata karşı olan güvensizliği daha çocukken başladı. O da kendi dünyasında ilerledi. Şair, aklın mantıksal işleyişine sırt çevirdi, gerçeküstücülüğü daha bilinçli benimsedi. Kendi şiirini tanımlarken: "Benim şiirim erotik bir şiirdir." der.
"GÜL
Gülün tam ortasında ağlıyorum 
Her akşam sokak ortasında öldükçe Önümü arkamı bilmiyorum 
Azaldığını duyup duyup karanlıkta 
Beni ayakta tutan gözlerinin
Ellerini alıyorum sabaha kadar seviyorum 
Ellerin beyaz tekrar beyaz tekrar beyaz 
Ellerinin bu kadar beyaz olmasından korkuyorum
İstasyonda tiren oluyor biraz 
Ben bazan istasyonu bulamayan bir adamım 
Gülü alıyorum yüzüme sürüyorum 
Her nasılsa sokağa düşmüş 
Kolumu kanadımı kırıyorum 
Bir kan oluyor bir kıyamet bir çalgı 
Ve zurnanın ucunda yepyeni bir çingene"

"SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ?
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Söylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?"

"AŞK
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git 
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin 
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık 
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı 
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü 
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz 
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı                                                             İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların                                                            dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordı
İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra 
Sonrası iyilik güzellik."

"KANTO
Ben nerde bir çift göz gördümse 
Tuttum onu güzelce sana tamamladım 
Sen binlerce yaşayasın diye yaptım bunu 
Bir bunun için yaptım 
-Garson bira getir 
Garsonun adı Barba 

Ben nereye gittimse bütün zulumlardı 
Bütün açlıklardı kavgalardı gördüğüm 
Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu 
Namussuz bir çağ bu biliyorsun 
-Garson rakı getir 
Garsonun adı Hakkı 

Sen belki de bir resimsin ne haber 
Kırmızı bir Beykoz’un yanında duruyorsun 
Yapın bir de ağaç yapmış yanına 
Dallarına konsun diye kelimelerin 
-Garson şarap getir 
Garsonun hali harap"

"HAMZA
Büyük bir ihtimalle ölmüştük
Şehir kan kıyametti ayaklarımızda
Gökyüzünü katlayıp bir köşeye koymuştuk
Yıldızlar kaldırımlara dökülmüştü bütün
Hamza bütün parmaklarını ortaya dökmüştü
Yirmi yıldır cebinde biriktirdiği parmaklarını
Hamza son şarkıyı kırka bölmüştü
Doğrusu iyi idare etmiştik
Doğrusu iyi haltetmiştik
Yaşayanlar unutmuştu bizi
Biz öldüğümüzle kalmıştık."

"BALZAMİN
Sen el kadar bir kadınsındır Sabahlara kadar beyaz ve kirpikli Bazı ağaçlara kapı komşu Bazı çiçeklerin andırdığı İş bu kadarla bitse iyi Bir insan edinmişsindir kendine Bir şarkı edinmişsindir, bir umut Güzelsindir de oldukça, çocuksundur da Saçlarınla beraber penceredeyken Besbelli arandığından haberli Gemiler eskirken, deniz eskirken limanda Sevgili"

"ASLAN HEYKELLERİ
Çoğaltan ellerini seviyorum kaç kisi 
Dokundukça dokundukça aslanlara 
Parklarda yakisikli aslan heykelleri 
Birdenbire önümüze çikiyorlar buysa çok güzel 
Bizim bu askimizin aslan heykelleri 
Sahane degisik hüzün heykelleri yani 
Ben bütün hüzünleri denemisim kendimde 
Bir bir denemisim bütün kelimeleri 

Yeni sözler buldum bir nice seni görmeyeli 
Daha genis bir gökyüzünde soluk aldiracak siire 
Hadi bir de bunlarla çagir gelsin aslan heykelleri 
Oldurmanin yikmanin yeniden yapmanin aslan heykelleri 
Olduran yikan yeniden yapan gözlerini seviyorum kaç kisi 
Bir senin gözlerin var zaten daha yok 
Ya bu basini alip gidis boynundaki 
Modigliani oglu modigliani 

Az sey degil seninle olmak düsünüyorum da 
Içimde bir sevinç dallaniyor kaç kisi 
Bir geyik kendini çiziyor karanliga sonra kayboluyor 
Karanlik maranlik ama iyi seçiliyor 
Yorgan toplanmis bacaklarin seçiliyor 
Bir uçtan bir uca bacaklarinin aslan heykelleri 
Ayik gecemizi dolduruyorlar bir uçtan bir uca 

En olmiyacak günde geldin tazeledin ortaligi 
Alip kaldirdin bu kutsal ekmegi düstügü yerden 
Bunlar hep iyi seyler ya öte yanda 
Olsa yüregim yanmiyacak aslan heykelleri 
Ama yok aslan heykelleri var köpek 
Delikanli bir köpegi var onunla yatiyor 
Adalet Hanim iki kisilik karyolasinda 
Bozulmus burjuva ahlakina örnek"

"ONLARIN YANİ SİZİN
Onların, yani sizin hayatınıza
Şarkılar girmiş, şarkısız edemiyorsunuz
Şarkılar, yani barış, yani gökyüzü
Yani bazen burun buruna geldiğini köşebaşlarında
Sonra usul usul, yavaş yavaş kaybettiğiniz
Yani dos geldi gelecek, sevgili sevdi sevecek
Yani yaşamak adına güzel düştüğü olan
Şarkılar, yani yanıldığımız...

Sizin, yani onların hayatlarına
Allahlar girmiş, Allahlardan kurtulamıyorlar
Alahlar, yani çarşıda, pazarda, yani evde
Yani arabalarına taş koydukları caddelerde
Bir dilim jandarma ekmeği kürekte, kürek denizde
Yani sızlayageldiği şey öbür taraflarının
Yani gölgesinden ölümü görmüş gibi korkulan
Allahlar, yani yine yanıldııkları...."

Hiç yorum yok:

Tema resimleri nicolas_ tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.