Harper Lee Bülbülü Öldürmek

Bu kitabı uzun zamandır okumak istiyordum. Aldığım gibi hemen okumaya başladım. İyi ki de okumuşum dediğim kitaplardan biridir. Bakış açınızı genişleten kitaplardan biri.
Genelde ırkçılık vb. konuları hep büyük insanların ağızlarından okuyoruz. Fakat bu kitapda 8-9 yaşlarındaki Scout Finch'in ağzından eseri okuyoruz.  Onun gözünden ırkçılığı, insanların kendinden olmadığını düşündüğü kişilere karşı tutumunu ele alınmıştır.
Roman, yazarın 1936 yılında, on yaşındayken yaşadığı bir olayı temel almaktadır. Lee, yaşadığı kasabanın civarında olan bu olayın ailesi ve komşuları üzerindeki etkilerini gözlemleyerek eserini oluşturdu.
Roman, Avukat Atticus Finch'in zenci bir adamı savunmasından dolayı kasaba halkı tarafından dışlanmasını anlatıyor. Scout, abisi Jem ve çocukluk arkadaşı Dill ile her yaz ağaç evlerinde oynar mutlu mesut yaşarlardı. Kasaba halkı, Scout ve Jem'in babalarının zenciyi savunduğu için çocuklara babalarının davranışının ne kadar kötü olduğunu onları her gördüklerinde dile getirirler. Atticus Finch, çocuklarına sakın olmalarını ve bu konu yüzünden kavga etmemelerini rica eder. O sakin biridir ve çocuklarının tüm sorularına sakın bir şekilde cevap verir. Romanın baş kahramanlarından biridir. Ve düşünceleriyle insanları etkileyeme çalışır.
Davanın çıkış nedeni; her türlü hileye karışan, ahlaki değerlerden yoksun ve başka zaman kimsenin itibar etmeyeceği bir beyazın tecavüze uğradığını iddia eden Bay Ewell'in kızı, diğer tarafta evli, bir kolu iş göremez durumda olan ve aleyhinde mağdur ve kızın babasının iddiaları hariç hiçbir delil olmayan zenci Tom. Günümüz yargı sisteminde (bazı istisnalar hariç) belki de kolaylıkla savunulabilecek bu sanığın, sürü psikolojisi ve ayrımcılığın bu denli keskin olduğu toplumda ne kadar çetrefilli, ahlaksız, ailenin adını lekeleyen bir durum olduğunu görüyoruz. Mahkeme kararını okurken, bu duruma karşı insanların suçsuz olduğunu anladıkları birinin suçlu bulunmasının tek nedeninin siyahi olması canınızı sıkıyor. Fakat geçmişte ve maalesef günümüzde de yapılan ırkçılığa derin bir örnek. "Benden değilsen o zaman sen benden daha aşağıdasın." ilkesini benimseyen bir çok kişi varken ve sadece başkalarının hatalarını gören kişilerden dolayı hala bir çok kişi yaşam mücadelesi vermek zorunda.
Mahkeme kararından sonra Bay Ewell Atticus'a zarar vereceğini herkesin içinde ona söyler. Ve bir gece elinde mutfak bıçağı ile Scout ve Jem'e zarar vermek isterken komşuları Bay Radley (öcü Radley) onları kurtarır. Komşuları hiç evden dışarı çıkmaz ve geçmişte yaptığı eylemlerden dolayı kasaba halkının diline dolanmıştır.
Ben bu tarz kitapların bana bir çok şey kattığını düşünüyorum. Bir çok düşünceyi beynimde oluşmasına yardımcı oluyor. Umarım en kısa zamanda insanların gözlerindeki bulutlar açılır ve insanları insan oldukları için severler.
"Bir insanı anlayabilmek için o insanın baktığı açıdan bakmayı becerebilmelisin."
"İnsanların başına ne geldiğini asla bilemeyiz. Kapalı kapılar ardında evlerde nelerin olup bittiğini, ne sırların gizlendiğini..."
"Sıfatları kaldırırsan geriye gerçekler kalır."
"Kafanızla mücadele edin.. öğrenmeye dirense de kafa denen şey iyi bir şeydir."
"Ama şunu unutma, işler ne kadar kötüye giderse gitsin, onlar yine de bizim dostumuz, burası da bizim ülkemiz."
"Avınıza sessizce yaklaşırken acele etmemek en iyisidir. Hiçbir şey söylemeyin, adım gibi biliyorum ki meraklanacak ve ortaya çıkacaktır."
"Bir siyahiyle ilgili bir şey olduğunda aklı başında insanların neden akıllarını kaçırdıklarını anladığımı söylesem yalan olur..."
"İstediğin kadar saksağını vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır."
"Bülbüller bizi eğlendirmek için şarkı söylemek dışında bir şey yapmaz. İnsanların bahçelerindeki bitkileri yemezler, mısır ambarlarına yuvalamazlar, tek yaptıkları iş bize içlerini dökmektir. İşte bu yüzden bülbülleri öldürmek günahtır."
"Başka insanların yüzüne bakabilmem için önce kendi yüzüme bakabilmeliyim. Çoğunluğa bağlı olmayan tek şey insanın vicdanıdır."
"Birinin kötü olduğunu düşündüğü bir şeyle seni nitelendirmesi hiçbir zaman hakaret değildir. O kişinin ne kadar zavallı olduğunu gösterir sana, seni incitmez."
"Gerçek cesaretin eli tüfekli bir adamla ilgisi olmadığını, daha başlamadan yenildiğini bile bile başlamak ve her ne pahasına olursa olsun sonuna kadar devam etmek olduğunu. Nadiren de olsa bazen kazanırsın."
"Bildiğin her şeyi söylemek zorunda değilsin. Kibar bir bayana yakışmaz- ayrıca, insanlar kendilerinden daha çok şey bilen birini çevrelerinde görmekten hoşlanmazlar. Sinirlenirler. Doğru konuşarak onları değiştiremezsin, kendileri öğrenmek istemelidir, onlar öğrenmek istemiyorlarsa bir şey yapamazsın, ya çeneni kapar ya da onlar gibi konuşursun."
"İnsanlar neyi görmek istiyorlarsa onu görürler, neyi duymak istiyorlarsa onu duyarlar."
"Bir nedene sığınmak insana iyi geliyor."
"Bazı zenciler yalan söyler, bazı zenciler ahlaksızdır. kadınlarımızın çevresindeki bazı erkeklere güvenmemiz gerekir – ister siyah olsun ister beyaz-. Ama bu her türlü insan soyu için geçerlidir, belli bir insan soyu için değil. Bu mahkeme salonunda hiç yalan söylememiş, ahlaksızca bir şey yapmamış kimse yoktur, bir kadına hiç arzuyla bakmamış tek bir erkek yoktur.” 
"Yeteri sayıda, belki bir stadyum dolusu insan tek bir şeye, söz gelimi ormandaki bir ağacı tutuşturmaya odaklanırsa, o ağaç kendiliğinden tutuşurmuş."
"Gerçek olması doğru olduğu anlamına gelmez."
"Sabah her şey hep daha iyi olur."
"Hiçbir şey görüldüğü kadar kötü değildir."
"İnsan arkadaşlarını seçebilir ama ailesini seçemez, aileni kabul etsen de etmesen de onlar senin akrabandır, kabul etmediğin zaman aptal durumuna düşersin."
"İnsanların çoğu iyidir, yeter ki sen onları bir gün gör."



2 yorum:

  1. Şu an okuyorum kitabı, gerçekten mükemmele benziyor. Tesbih Ağacının Gölgesinde'ye başlaymayı iple çekiyorum. Tabi önce bunu bitirmem lazım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok güzel bir kitap seveceğine eminim ☺️

      Sil

Tema resimleri nicolas_ tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.