Jane Austen Emma

20:51:00

Benim Jane Austen'dan okuduğum 4.kitap. Ben Jane Austen'in kendi döneminde yaşanan toplumsal statüyü mizah yoluyla anlatmasını seviyorum. Bu yüzden diğer yazarlardan ayrılıyor. Sınıf farkını, kişilerin özelliklerini okurken sizi güldürmeyi başaran nadir yazarlardan.

Bu kitap onun son ve en sevdiği kitabıdır. Galiba bunun nedeni Emma karekterinden kaynaklanıyor. Çünkü Emma diğer eserlerindeki karekterlerden farklıdır. O fakir değildir. Hatta çok zengindir. Geleceği için evlenmesine gerek yoktur. Jane Austen Emma karekteri için "benim seveceğim ama başkalarının sevmeyeceği bir karekter" olarak tanımlar. 
Emma Woodhouse güzel, zeki, zengin biridir. Emma 21 yaşındadır ve annesini kaybetmenin dışında büyük bir üzüntü yaşamamıştır. Annesini kaybettikten sonra evin hanımı olmuş, evin idaresi ona kalmıştır. 
Roman, Miss Taylor'un (Emma ve ablası Isabella'nın mürebbiyesi)  Mrs.Weston olmasının Emma ve babasını nasıl üzdüğünü anlatarak başlar. Mr. Knightley geç saatte baba ve kızın üzüntüsünü paylaşmaya gelir. Mr. Knightley Emma'nın ablası Isabella ile evli olan Londra'da yaşayan avukat Mr. John Knightley'nin ağabeyidir. 
Emma'da Miss Taylor'ın evlenmesinin yarattığı boşluğu yeni bir arkadaş edinerek telafi etmeye çalışır. Bu kişi de Harriet Smith adlı ailesinin kim olduğu bilinmeyen biridir. Mrs. Goddard'ın öğretmen olduğu okulda kalan Harriet, Mr. Woodhouse'un davetlerinden birine katılarak Emma ile tanışır.
Highbury'de herkes Emma'ya bakar. Çünkü Emma en akıllı ve en zengin kadındır. Yaşı çok genç olmasına rağmen herkes ondan akıl danışır, onun onayını almaya calışır. 
Bilmiş, iş güzar ve sürekli iltifatlarla yetiştirildiği için kendini mükemmel sanma eğilimlinde olan Emma, Harriet Smith'i başarılı bir çöpçatanlık sonunda evlendirmeye kalkar, ancak her şeyi yüzüne gözüne bulaştırır. Çünkü damat adayı olan Mr. Elton Emma'ya aşıktır. 
Ve Harriet'a aşık olan zengin olmaya çalışan Çiftçi Robert Martin, Harriet'e evlenme teklifi ettiğinde bu teklifi reddeder.
Mr. Knightley, Emma ve Harriet'in arkadaşlığını onaylamamaktadır.
Mr. Knightley Emma'yı diger insanlar gibi şımartmaz. onun eksikliklerini yüzüne vurur. 
Mrs.Weston'ın kocası Mr. Eeston'ın rahmetli karısından oğlu Mr. Frank Churchill Highbury'ye üvey annesi ve babasını kutlamak icin gelecegini yazar. En sonunda gelir de. Frank Churchill ile Emma'nın arasındaki ilişkiyi herkes evlenecekleri yönünde yorumlamaya başlar. Ancak Emma sevgili babasını bırakmayı düşünmemektedir. Babası ve kendisi evliliğe karşıdır.
Mr.Woodhouse'un komşularından Miss Bates ve Mrs Bates'in biricik yeğeni olan Jane Fairfax Albay Campbell'lardan teyzesi ve büyükannesinin yanına gelmeye karar verir.
Aslında Miss Fairfax ve Frank Churchill Highbury'ye gelmeden çok önce gizlice nişanlanmışlardır ve Frank Churchill de bu gerçeği gizlemek, ve aralarında yanlış anlaşmalar olduğu için Emma'ya kur yapmıştır.  Mr. Elton Baht'ta tanıştığı bir kadınla evlenir.  O kadın da önce Emma'ya yanaşır. Emma kendisinden nefret ettiği için arkadaş olmazlar ve o da Jane Fairfax'la zorla arkadas olur. 
Harriet Smith, Mr Elton'ı unutur ve Mr. Knightlet'a  aşık olur. Harriet bunu Emma'ya itiraf ettiği anda Emma, Mr. Knightley'e aşık olduğunu fark eder. 
Sonra her şey tatlıya bağlanır. Emma Mr. Knightley ile nişanlanır. Harriet ise çiftçi Robert Martin ile nişanlanır.
"Başarı kazandım diyebilmek için insanın bir çaba göstermiş olması gerekir."
"İnsanın tahminlerinin doğru çıkması ille raslantı değildir. İşin içinde biraz görüş, seziş, anlayış payı vardır."
"Dünyanın yarısı, öbür yarısının zevk ve eğlencelerini bir türlü anlamaz."
"Yazık ki biz insanlar her şeyi çok çabuk unutuyoruz."
"Bazı kimselere ne kadar yardım ederseniz o kadar tembelleşir, her şeyi sizden beklerler. Kendi kendilerine kalınca, ister istemez başlarının çaresine bakmak zorunda kalırlar."
"İnsanın kafası işlek, içi rahatsa hiçbir şey görmese de olur ve zaten ancak kendi isteğini görür."
"Bir dertten kurtulduk mu kendi kendimize yeni bir dert ararız."
"Erdem kendi kendinin ödülüdür."
"Karşımıza çıkan mutluluk anılarını hemen yakalamak gerek!"
"Sevecen bir yürekten daha canayakın hiçbir şey olamaz."
"Hava almak kadar vazgeçilmez bir şeydir benim için müzik."
"İşler bu ay ters gidiyorsa, gelecek ay mutlaka düzelecek, demektir."
"Açık konuşmak her zaman en iyi yoldu."
"Bu dünyada eşitsizlik, tutarsızlık, nispetsizlik pek mi şaşılacak şeydi ? Rastlantıların ve durumların insan kaderine yön vermesi pek mi yeniydi ?"
"İnsanların birbirlerine yaptıkları hemen hemen hiçbir açıklamanın tümüyle doğru olduğu söylenemez. Hiçbirinin en ufacık bir ayrıntısının bile hiç maskelenmediği, azıcık olsun gerçeği saptırmadığı seyrek görülür, hem de çok seyrek. Ne var ki şu olayda olduğu gibi tavır yanlış yorumlansa da duygular doğru anlaşılmışsa, doğruluktan ufacık sapmalar önemli olmayabilir."


You Might Also Like

0 yorum