Pablo Neruda 20 Aşk Şiiri Ve Umutsuz Bir Şarkı

Ah Pablo Neruda! Bir olay nasıl bu kadar güzel imgelerle anlatılır? Bir kişi, milyonlarca kişinin yaşadığı bu duyguları bir şiirleri nasıl anlatabilir? Okurken kendinizden geçeceğiniz bir kitap. Bir şair ve bir çok imgeli şiir.
Pablo Neruda Şili'li bir şairdir. Ama o şiirleriyle tüm Dünya'nın şairi olmuştur. 
"Başka mıdır ozan yüreği? Başka mıdır ozan sevmesi? 
Onca sevginin yanısıra bir o kadar da dizeyi sığdırabiliyorsa, kuşkusuz başkadır ozan yüreği. Dizelerce bütünleşiyorsa sevdiğiyle, kuşkusuz başkadır ozan sevmesi. 
"Göğsün yeter yüreğime
Kanatlarım yeter özgürlüğüme"

"Neden böyle ansızın yükleniyor üstüme sevgi alabildiğine
hüzünlüyken ben ve uzaklığını duyumsarken?"
"Kahin Rimbaud'nun kehanetlerine katılıyorum. Karanlık bir yerden, diğerlerinden sert coğrafik koşullarla ayrılmış bir ülkeden geliyorum. Şairlerin en terk edilmişiydim ve şiirim yöresel, acılıydı, yağmurlar içine işlemişti. Ama insana daima inandım. Umudu asla yitirmedim. Belki bunun için şiirim ve bayrağımla buradayım." Pablo Neruda
"İnsanların en eski eğilimi şiirdir. Din duaları şiirden doğdu. Dinlerin çekirdeğinde de şiir vardır. Şair bunu doğanın belirtileriyle kendinin bildi. İlk çağlarda bu Tanrı görevini korumak için rahip dediler kendilerine. Günümüzün şairi ise, şiirini haklı göstermek için, sokağın ve insan yığınlarının kendisine uzattığı belgeyi benimsiyor. Günümüz halkçı şairi din adamlarının en eskisidir. Eski zamanlarda karanlıklarla anlaşma yapardı. Günümüzde ise ışığın yerini göstermek zorunda." Pablo Neruda
Ah, Çamların Sonsuzluğu
Çamların sonsuzluğu, mırıltısı kırılan dalgaların,
Işıkların yavaş oyunu, yalnız çan sesleri,
Gözlerini örter alacakaranlık, taşbebek,
İçinde dünyanın şarkılar söylediği deniz kabuğu.
Şarkı söyler sende ırmaklar, akıp gider
İstediginle ruhum, götürürsün onu dilediğin yere.
Ger yolumu umut yayında,
Bırakayım bir çılgınlık anında oklarımı. 
...
Dopdolu Sabah
...
Beyaz ayrılık mendilleri gibi dolaşıyor bulutlar,
Geziyor rüzgar onları ellerinde sallayarak.
Atıyor sayısız yüreği rüzgarın,
Sevdalı suskunluğumuz üzerinde.
Tanrısal bir orkestra çınlıyor ağaçlar arasında,
Savaşlarla, şarkılarla dolu bir dil gibi.
...
Duyasın Diye Beni
Duyasın diye beni
incelir
sözlerim arasıra
kumsallarda martıların izleri gibi.
...
Senden önce yerleştiler oturduğun yalnızlığa,
hüznüme senden çok alıştılar .
Desinler isterim şimdi sana demek istediğimi
duyasın diye duymanı istediğim gibi beni.
...
Sev beni dostum. Bırakma beni. İzle beni.
İzle beni dost, bu keder dalgasında.
Ama sevginle boyanıyor sözlerim. Her şeyi dolduruyorsun her şeyi.
Geçen Güzkü Halinle
Geçen güzkü halinle anımsıyorum seni.
Gri beren ve rahat yüreğinle.
Savaşıyordu gözlerinde alacakaranlığın alevleri.
Gönlünün sularına düşüyordu yapraklar.
Sarmaşıklar gibi dolanarak kollarıma
Toplardı yapraklar, alçak ve sakin sesini.
Alev alev yanardı susuzluğum, dehşetin şenlik ateşinde.
Dolanırdın ruhuma tatlı mavi sümbülüm.
Eğilip Öğleden Sonralara
Eğilip öğleden sonralara, bırakırım
Kederli ağlarımı gözlerinin okyanusuna.
Orada, en yüksek alevde uzar yalnızlığım, tutuşur,
Boğulan bir adamın kolları gibi çırpınarak.
...
Eğilip öğleden sonralara, atarım kederli ağlarımı,
Okyanus gözlerini döven denize.
Beyaz Arı
...
Ben umutsuz biriyim, yankısız sözüm,
Her şeyini yitirmiş, hem de her şeyi olan biri.
...
Beyaz arı, çekip gittiğinde bile ruhumun içindedir vızıltın.
Yaşarsın yine zamanda, narin ve sessiz.
Şu Alacakaranlığı Bile
Şu alacakaranlığı bilr yitirdik.
Kimse görmedi bizi bu akşam elele,
Akşamın maviliği düşerken dünyanın üzerine.
Penceremden seyrettim
Günbatımı şenliğini uzak dağ tepelerinde.
Güneşten bir parça yanardı bazen
Madeni bir para gibi avuçlarımda.
Seni anımsadım yüreğim ürpererek
O bildiğin hüzümle.
Neredeydin o zaman?
Kimlerin arasında?
Nelerdi anlatılan?
Neden böyle ansızın yükleniyor üstüme sevgi alabildiğine
hüzünlüyken ben ve uzaklığını duyumsarken?
Yere düştü hep alacakaranlığa çevrili kitap
Ve yaralı bir köpek gibi kıvrılıverdi pelerinim ayaklarımın dibine.
Akşamla birlikte uzaklaşıyorsun hep,
Gittiği yere doğru alacakaranlığın, yontuları silerek.
Neredeyse Dışında Göğün
...
Liğme liğme ediyor özlem yüreğimi,
Tam zamanı başka bir yol tutmanın, onun gülümseyerek
durmadığı.
Göğsün Yeter
Göğsün yeter yüreğime
Kanatlarım yeter özgürlüğüme
...
Kucaklarsın her şeyi eski bir yol gibi.
Yankılarla, özlem dolu seslerle yüklüsün.
Uyanırım da bazen, kanatlanıp uçuşur,
Göçerler ruhunda uyuyakalmış kuşlar.
Seviyorum Suskunluğunu
Seviyorum suskunluğunu, sanki sen 
yokmuşçasına burada 
duyarsın beni uzaktan, dokunmaz sana sesim. 
Uçup gitmiş gibi gözlerin 
ve ağzın bir öpüşle mühürlenmiş. 

Seviyorum suskunluğunu, çok uzakta 
görünüyorsun 
Sanki yas tutuyorsun, kumrular gibi cilveleşen 
kelebek benzeri. 
Uzaklardan duyuyorsun beni, ulaşmıyor sana sesim. 
Bırak da varayım dinginliğine sessizliğinde. 
Ve konuşayım sessizliğinle 
bir lamba gibi parlak, bir yüzük gibi yalın. 
Gece gibisin, suskunluğun ve takım yıldızlarınla 
Yıldızlarınki gibidir sessizliğin, öyle uzak, önyargısız. 

Seviyorum suskunluğunu, sanki sen yokmuşçasına burada 
uzakta ve hüzün dolu, sanki ölmüşsün gibi. 
İşte o zaman bir sözcük yeter 
Uçarım, uçarım sevinciyle yaşadığının. 

Düşünürken, Kamaştırırken Gölgeleri
Düşünürken, kamaştırırken gölgeleri, yalnızlığın derinliğinde.
Çok uzaksın sen, herkesten uzakta.
Düşünürken, salarken kuşları özgürlüğe, dağıtırken görüntüleri,
Gömerken lambaları.
...
Burada Seviyorum Seni

Burada seviyorum seni.
O kasvetli çamlarda araştırıyor rüzgâr kendini.
Ay fırlatıyor soluk şavkını devinen sulara.
Günler tekdüze geçiyor, izliyor birbirini. 
...
En büyük yıldızlar bakıyor bana senin gözlerinle.
Seni sevdiğim için, rüzgârdaki çamlar
adını şakımayı istiyor iğne yapraklarından çanlarıyla. 
Bu Gece Yazabilirim
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu 
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.
Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.
Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana
Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.
Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana
Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.
O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
Artık sevmiyorum ya severim belki yine
Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda
Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona 
Umutsuz Bir Şarkı
Çıkıp geliyor hayalin beni saran geceden
Denize karıştırıyor inatçı yakınışını ırmak
Terkedilmiş, günbatımındaki rıhtımlar gibi
Ayrılık saati bu, ey terk edilmiş sevgilim!

Hiç yorum yok:

Tema resimleri nicolas_ tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.