Franz Kafka Ceza Sömürgesi

Öykü, ceza sömürgesinin uygulandığı bir adada geçmektedir. Subay, Gezgini eski komutanının yaptığı mükemmel aleti ve idamı görmesi için onu davet etmiştir. Mahkum, büyüğüne saygısızlık ettiği için idam edilecektir. Subay'ın amacı Gezgin'e bu aleti anlatarak aletin mükemmeliğini herkese yeniden duyurmak ve eskisi gibi ceza sömürgesinin devam etmesini sağlamaktır. Fakat Gezgin bu aleti ve sistemi beğenmediğini söyler. Subay da Mahkum'u serbest bırakır ve yerine kendisi geçerek aleti ayarlar ve ölür. Sonra eski Komutanın mezarı bile olmadığını öğrenen Gezgin bu adada daha fazla kalmak istemez ve oradan tekne ile ayrılır. Arkasından Mahkum ve Asker'in gelmemesini sağlar. Ve gider.
"Ayrıca mahkum öyle köpek gibi itaatkar görünüyordu ki, sanki bayırlarda dolaşsın diye serbest bırakılırsa idam başlarken geri dönmesi için ıslık çalmak yeterli olacaktı."
"Meseleyi anlatayım size. Burada, ceza sömürgesinde yargıçlık görevi bendedir. Gençliğime rağmen. Eski komutan zamanında da bütün ceza konularında ona yardımcı olurdum, bu aletinde en iyi ben bilirim. Benim esas aldığım şey şu: Şuçtan şüphe edilmez. Başka mahkemeler bu esasa göre hareket edemezler, çünkü tek kişiden oluşmazlar ve onların da üzerinde başka mahkemeler vardır. Buradaysa durum böyle değil, en azından eski komutan zamanında öyle değildi. Gerçi yeni komutan mahkememe karışmaya heveslendi ama bugünr kadar onun işin dışında tutmayı başardım, bundan sonra da başaracağım."
"Eğer adamı önceden çağırıp sorgulasaydım karışıklık çıkardı. Yalan söylerdi, eğer ben yalanlarını çürütürsem onların yerine başka yalanlar söylerdi filan. Ama şimdi elimde ve bir daha bırakmam. Şimdi her şey anlaşıldı mı?"
"Yine bir ceza sömürgesinde bulunduğunu, burada özel kurallarım geçerli olduğunu ve sonuna kadar askeri düzende ilerlemek gerektiğini kendi kendine tekrarlaması gerekti. Ayrıca belli ki, yavaş yavaş olsa da, bu dar kafalı subayın aklının yatmayacağı yeni bir sistem getirmeye kararlı olan yeni komutandan umutluydu."
"Mahkum yatakta yatarken yatak harekete geçirildiğinde, tırmık onun bedeninin üzerine indirilir. Uçları adamın bedenine hafifçe değeceği şekilde kendini ayarlar, ayarlama tamamlanınca bu çelik bant hemen gerilip çubuk şeklini alır. Ve oyun başlar. Bu işe aşina olmayan biri dışarıdan bakınca cezalar arasında bir fark görmez. Tırmık hep aynı şekilde çalışır gibi görünür. Sarsılarak sivri uçlarını insanın bedenine saplar, sarsılan yatak da adamın bedenini titretmektedir."
"Gezgin, yabancısı olduğu durumlara, kararı etkileyecek şekilde müdahale etmenin hep sakıncalı olduğunu geçirdi aklından."


Hiç yorum yok:

Tema resimleri nicolas_ tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.