Emin Karaca Nazım Hikmet'in Aşkları

Bir şairi anlamak için yaşadıklarına da bakmak gerekir. Tıpkı Nazım Hikmet gibi. O kominist oldu. O vatan haini oldu. O çok sevdiği memleketinden sürgün edildi. Ama bir şeyi unuttular o Nazım Hikmet'ti. Hepsinden daha değerli, hepsinden daha çok tanındı. Dünya'da bir olay olunca hep onun dizeleri söylendi. O aşk adamıydı. Tıpkı bu kitaptaki gibi. Emin Karaca bu kitabında Nazım Hikmet'in aşklarını 5 bölüme ayırarak anlatmıştır. Birinci bölümde üniversite yıllarındaki aşkından bahseder. İkinci bölümden kalbinin kızıl saçlı bacısından yani Piraye'den bahseder. Yazar, Nazım Hikmet'in ona yazdığı mektuplardan, şiirlerden alıntılar yaparak onların her dönem konuşulan aşkını bizim de seyirci olmamızı sağlamıştır. Ben bir eserde alıntı yapma tekniğini hep beğenmişimdir. Çünkü bir fikri en güzel şekilde desteklediğini düşünüyorum. Üçüncü bölümde dayısının kızından ,dördüncü bölümde sarışın, mavi gözlü kadınından ve son bölümde ötekiler olarak adlandırılarak başka kadınlardan bahsetmiştir. Bu kadınlarla birlikte olamamasının nedenleri vardır. Ben bir Nazım Hikmet hayranı olarak kitabı çok beğendim. Yazımı Nazım Hikmet'in Piraye'ye yazdığı şiirle bitiyorum.

Bugün pazar. 
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
                                                  bu kadar mavi
                                                  bu kadar geniş olduğuna şaşarak
                                                  kımıldanmadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım...

Hiç yorum yok:

Tema resimleri nicolas_ tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.